All Posts By

Serhat Bıçakçı

Dijital

2019 Mobil Pazarlama Trendleri

Mobil pazarlama trendi yükseliyor. İnsanların mobilleştiği ve mobil kullanımlarını artırdığı günümüzde işletmelerin de bu hıza ayak uydurması çok önemli.

Mobil pazarlama ve uygulamaların artan önemi, şu istatistiklerle gösteriliyor:

  • Arama motorlarındanki aramaların % 50’den fazlası mobil üzerinden yapılıyor.
  • Facebook kullanımının % 91’i (günlük aktif kullanıcılar) mobil cihazlardan gerçekleşiyor.
  • Facebook reklam gelirinin % 80’ini mobilden sağlıyor.
  • Mobil kullanım süresinin % 90’ı uygulamalarda harcanıyor.
  • Mobilin Türkiye’deki e-ticaret payı şu an %19 seviyesinde. Bu oranın 2021 yılında %49 seviyesine çıkacağı öngörülüyor.

Consumerbarometer üzerinden çıkartılan analize göre Türkiye’de internete erişim sağlayan kişilerin %56’sı sadece mobil üzerinden görünüyor. Sadece %8’lik bir kısım da sadece bilgisayar/tablet üzerinden giriş yapanlar.

Neler Yapılıyor?

Mobil pazarlamada optimize edilmiş web siteleri ya da mobil uygulamalar öne çıkıyor. Şu an en çok uygulanan ise mobil uyumlu – responsive tasarımlı web siteler hazırlamak. Ancak sadece mobil uyumlu bir web sitesi oluşturmak artık standart ve eski bir uygulama. Ne yazık ki Türkiye’de henüz bu bile tam sağlanamamışken, globalde işler biraz hızlı ilerliyor.

1. Kullanıcı Davranışları

Pek çok mobil deneyim, görseldeki mobil etkileşim araştırmasının gösterdiği gibi, telefonlarımızla yaptığımız ‘başparmak ve parmak’ etkileşimlerine dayanıyor. Web sitelerinde mobil uyumluluk hazırlanırken kullanıcı davranışlarını göz önünde bulundurmak önemli. Ayrıca Yandex Metrica’nın izleme özelliği ile mobil kullanıcıların sitede nerelerde sorun yaşadığını teşhis etmek de mümkün.

 

2. Mobil Deneyim

Mobil deneyimi iyileştirmek ve geliştirmek için çeşitli uygulamalar kullanılır durumda. Hızlandırılmış mobil sayfalar (AMP’ler) ve aşamalı web uygulamaları (PWA’lar) gibi yeni mobil yaklaşımlar ile web siteleri kullanıcılar için yüksek deneyim sunuyor.

AMP (Accelerated Mobil Pages): Hızlandırılmış mobil sayfalar olarak tanımlanan AMP, web sitelerindeki içeriklerin mobilde daha hızlı erişilebilir olmasını sağlar. Google AMP ile, mobil kullanıcı sayısını artırmayı amaçlıyor. AMP kullanan web sitelerini, Google ön belleğinde saklıyor ve mobilden siteye giriş yapıldığında daha hızlı erişilebiliyor.

PWA (Progressive Web App): Web site görünümlerini, kullanıcı deneyimi açısından mobil uygulamalara benzer hale getiren uygulamadır. Bu özellik kullanılan web siteleri çevrimdışı olarak da çalışır, mobil tarayıcı üzerinden ziyaret edildiğinde web sitesi değil mobil uygulama kullanılıyor deneyimi sağlar.

PWA ile hazırlanan bir web sitesine mobilde Chrome tarayıcısı üzerinden giriş yapıldığında, tarayıcıda sitenin ana ekrana eklenmesine dair bir öneri kutusu çıkar. Kabul edildiğinde web sitesi telefon ekranını tamamen kaplar ve mobil uygulama gibi çalışır.

 

PWA ile kullanıcılar, internet bağlantısı olmasa dahi web sitesine giriş sağlayabilir. Mobil cihazların ana ekranına kendi ikonunu ekleyerek, mobil bir uygulama gibi hızlı erişim yapılabilir. PWA düşük bağlantı hızında dahi kullanıcı deneyimini negatif etkileyebilen görünüm bozuklukları, geç açılma gibi problemleri önler.

Örnek bir PWA uygulamasından kaynaklanan deneyim farkı;

3. AR (Artırılmış Gerçeklik)

Sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) teknolojilerinin yalnızca ileri teknoloji oyun uygulamaları için kabul edildiği günler geride kaldı. Pokemon Go gibi uygulamalar AR tabanlı oyun potansiyelini gösteriyor olsa da, artırılmış gerçeklik destekli uygulamaların kullanımı hem işletme hem de tüketici alanında genişliyor.

Holografik sunumlar, etkileşimli seminerler, ürün öngösterimleri, ürün deneyimi ve yerleşimi gibi örnekler bu teknolojinin mobil platformlara nasıl genişleyebileceğinin birkaç örneği.

İşletmeler son kullanıcılara daha sürükleyici, yenilikçi, 360° deneyimler sunma ihtiyacını anladılar. Bu nedenle, etkileşim seviyelerini artırmak için AR teknolojisini uygulamalarına dahil etmeye çalışıyorlar.

4. AI (Yapay Zeka)

AI desteğine sahip mobil uygulamaların 2019 ve sonrasında daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Google Assistant, Siri ve Amazon Alexa gibi akıllı dijital asistanlar bu sonucu gösteriyor. Sesli direktifler ile işlemler, hızlı ve doğru çeviriler, GPS rota önerileri gibi birçok konuda yenilikler bizi bekliyor.

AI’nın mobil uygulama geliştirmede artan etkisindeki büyük bir faktör, sohbet uygulamalarının popülaritesinin artması olarak söylenebilir. İşletmeler müşteri ilişkilerini yönetmek ve optimize etmek için yapay zeka uygulamalarına yöneliyor.

Dünya çapındaki AI endüstrisinin değeri 2019’da 1,2 trilyon ABD dolarını aşacak – ve her zamankinden daha büyük bir “akıllı uygulamalar” havuzuna bakacağız. Kişiselleştirilmiş web sitelerinden, akıllı dijital müşteri hizmetleri temsilcilerine kadar, yapay zeka uygulamalarını göreceğiz.

5. Bulut Uygulamalar

Yapay zeka, artırılmış gerçeklik ve IoT (Nesnelerin İnterneti) kullanımını içeren uygulamalar, büyük miktarda depolama alanı gerektirir. Mobil kullanıcılar, büyük miktarda veri gerektiren uygulamaları kullanmak için cihazlarında depolama kapasitesine sahip değildir. Bulut uygulamalar, kullanıcılar için cihaz hafızasını boşaltan depolama kapasitesi sağlar.

Google Drive, Dropbox ve OneDrive buzdağının yalnızca görünen kısmı. Bir Cisco araştırması şöyle diyor: “Küresel olarak, bulut uygulamaları 2019 yılında toplam mobil veri trafiğinin % 90’ını sağlayacak .”

 

Pazarlamacıların düşünmesi gerekenler, bu eğilimlerin mobil üzerinden ticari faaliyetler için ne anlama geldiğidir. Gelecek dönemde mobilin domine ettiği projeler ve çalışmaları daha sık göreceğiz.

 

Görsel kaynak: https://www.smartinsights.com/wp-content/uploads/2018/10/homepage-screens-hot-Ikea-Place.jpg

Hayat, İş Hayatı

Zengin İnsanlar Neden Mutsuz?

  • Vakitlerini çalışarak geçirirler, yaşamın zenginliklerinden tatmazlar

Alışkanlıkları gereği her gün bir önceki günün üzerine +1 koymak üzere yola çıkarlar. Ancak yaşamın farklı zenginliklerden oluşan bir bütün olduğu gerçeğini göz ardı ederek, genel olarak tüm vakitlerini maddiyat ve prestij gibi konulara ayırırlar.

  • İş dışı ilişkileri ve sosyal çevreleri zayıftır, yalnızdırlar.

Yoğun çalıştıkları için ailelerine vakit ayırmazlar. Bu da daha fazla boşanma ve sorunlu çocuk davranışlarına sebep olur.

Araştırmalara göre zengin aile çocuklarında depresyon, anksiyete ve madde bağımlılığı ihtimali, daha az refah sahibi ailelerden daha yüksek.

  • Her şeyin sonucuna ve çıktısına odaklanırlar, süreci yaşamazlar
  • Hayatın başarılarla örülü bir yol olduğunu düşünür, yeni başarılar ararlar
  • Başarılı oldukları ve bildikleri alanlar dışında adım atmaktan ve yenililerden kaçınırlar
  • Sahip olduklarını kaybetme korkusu duyarlar

Kendilerini başkalarıyla kıyaslarlar. Etraflarında zengin insanlar arttıkça, yeterince zengin olmadıklarını düşünürler, kıyaslama sürekli devam eder. Varlıklı hissetmek referans grubundaki diğer insanlarla karşılaştırmakla ilgilidir. Bu yüzden sorun, zengin insanların neye sahip oldukları ya da olmak istedikleri değil, statülerini korumak için neye sahip olmaları gerektiğini hissetmeleridir.

  • Boş durmayı ve sıkılmayı sevmezler

Sıkılmanın yaratıcılığı artırdığı noktasında bir çok çalışma var. Yine aynı şekilde beynin farklı bölümlerini çalıştırmanın da üretkenliği artırdığı yönünde. Ancak zengin insanlar tüm vakitlerini bildikleri birkaç şey çerçevesinde yürüterek, sıkılmalarına ya da boş durmalarına imkan yaratmazlar.

  • Sürekli mutluluk arayışı içinde yaşarlar

İnsanın yaratılışı gereği mutsuzluk, sıkılma gibi hislere sahiptir ve bu hisler yaşamda kalma adına büyük önem taşımaktadır. Ancak günümüzde sürekli aşılanan “her anında mutlu olmalısın” mesajı, insanın varlıkları arttıkça daha baskın bir dürtüye dönüşüyor. Sürekli mutluluk arayışı da kalıcı mutsuzluk yaratır.

  • Her şeyin mükemmel olması için çabalarlar
  • Kendileri dışındaki dünyayı ve insanları yönetmek isterler
  • Her zaman daha iyisine odaklandıkları için, sahip olduklarını yetersiz bulurlar
  • Ölçme ve kıyaslama içgüdüsüyle hareket ederler. Zenginlik ölçülebilen, mutluluk ölçülemeyen kavramlardır. Bu nedenle alıştıkları ölçümlenebilen kavramın dışında ölçemedikleri ile mutsuz olurlar. Onlar için belirsizdir.
  • Güven sorunu yaşarlar. Etraflarındaki insanların kendilerinin maddi imkanlarından dolayı yakınlarında olup olmadığı endişesini taşırlar.

Zenginlik, izolasyona neden olur çünkü daha fazla para kazanmak, insanları mesafelerini korumaya yatkın hale getirir. Ya da başkalarına ihtiyaç duymayabilir.

  • Hatalarının normal insanların olduğundan daha büyük sonuçlara sebebiyet vereceğini düşünürler, bu nedenle her zaman dikkatli olmak yorucu olur.

Görsel Kaynak

Dijital

Ticaret Savaşlarının Gölgesindeki Çin Nasıl Büyüdü?

Çin, şu an ABD ile yaşanan Ticaret Savaşları nedeniyle dünyanın ana gündeminde yer alan ülke konumunda. Peki Çin ne yaptı, hangi yolları izledi, ne sonuçlar aldı ve bugün dünyanın en büyük ekonomileri arasına girdi?

Bu yazıda Çin’in bugüne gelmesinde katkısı olan dataları özellikle Dijital Dönüşüm’ün etkilerini inceleyeceğiz. Türkiye’de henüz farkındalığı çok düşük olan Dijital Dönüşüm, eğer gerekli çalışmalar yapılmazsa 5 sene içerisinde Cari Açık problemi olan ülkemiz adına daha da sıkıntılı bir boyuta ulaşacak.

Sanayi çağına dahi henüz tam anlamıyla geçememişken(son çeyreklerde sanayi üretim verimiz hep düşmekte) bilgi ve dijital çağ kapımızı çaldı ve ilerlemeye devam ediyor.

Başlayalım….

 

Çin’in ekonomik verilerine bakacak olursak;

Çin ekonomisi, 1978’den bu yana yıllık ortalama yüzde 9’un üzerinde bir büyüme elde etti. 1978 yılı, Çin ekonomisinde piyasaya dayalı reformların etkin bir şekilde başladığı yıldır; içe kapanık bir ekonomi ile ilerleyen ülke, bu yıl itibariyle dışa açılma kararı almıştır. Çin’deki bu hızlı büyüme, aşırı yoksulluk yaşayan 700 milyondan fazla insana destek olmuştur. Bu sayı dünya nüfusunun onda birine tekabül ediyor. Kaynak

2014 itibariyle 1,368 milyar nüfusa sahip olan Çin, 10,4 trilyon dolara yakın GSYH büyüklüğü ile (cari fiyatlarla) ABD’den sonra dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda yer alıyor (karşılaştırma: Türkiye, 77 milyon nüfus ve 800 milyar dolar GSYH ile 17. büyük ekonomi olarak görünüyor.)  Kaynak

Dünyadaki en büyük işgücünü 791 milyon kişiyle Çin sağlıyor. Bu sayı, toplam dünya işgücünün %20’si kadardır. Kaynak

1980’den 2015 yılına kadar süreçte, global ekonomik büyüklüklerin değişiminde Çin öne çıkıyor;

 

5. Dünya İnternet Konferansı sırasında yayınlanan verilere göre, Çin’in dijital ekonomisi 2017 yılında, 27 trilyon 200 milyar yuanı (3 trilyon 942 milyar dolar- toplam dijital ekonomi 12 trilyon dolar-) buldu. Böylece dijital ekonominin büyümeye katkısı, yüzde 55’e ulaştı. Kaynak

Çin’in global eticaretteki payı oldukça yüksek seviyelerde; Kaynak

 

1995 yılında Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatı sadece 13 milyar dolarken, 2016 yılına gelindiğinde mucizevi bir artışla 496 milyar dolara yükseldi. Kaynak

2016 yılı bulgularına yoğunlaşalım. Kaynak

  • ABD’nin yüksek teknoloji yoğunluklu ihracatı yaklaşık 154 milyar dolar, Çin’in 550 milyar dolar.
  • Çin’in yüksek teknoloji yoğunluklu ürün ihracatında dünya payı %26, ABD’nin ise sadece %7,3. ABD’nin giderek sarsılan hegemonyasına karşın, Çin’in emin adımlarla dünya ekonomisinin zirvesine olan yolculuğunu ve Trump’ın yeniden korumacılığa dönüşünü bundan daha iyi hangi gösterge özetleyebilir?
  • 2016 yılında Çin’in (yerleşik ve yerleşik olmayan) toplam patent sayısı 1.338.503 adet. ABD’nin toplam patent sayısı ise 605.571 adet. Çin’in %45,2’si kadar.
  • Patent bulgularına göre 2016 yılında Çin’in dünya patent payı %45,4. 2016 yılında dünya ölçeğinde alınan patentlerin (2.946.335 adet) neredeyse yarısı Çin’e ait.

 

Çin’in şirketlerine bakacak olursak;

2018 satışları: Apple – Huawei

  • Huawei, Gartner araştırma şirketinin 2018 Aralık ayı verilerine göre 52 milyon adet satışı gerçekleştirerek, 45 milyon adet akıllı telefon satışı gerçekleştiren Apple’ı geride bıraktı.
  • Huawei, en değerli şirketler sıralamasında 2017 yılında 25.sıradan 12.sıraya yükseldi. Bir sene içerisinde marka değerini %63.7 oranında arttırdı.
  • Global marka sıralamasında 153 milyar dolar değeri bulunan teknoloji şirketi Apple. 2018 yılında %5’lik değer arttırdı.
  • Huawei, P20 ve Mate 20 modelleriyle büyük bir başarıya imza atarken, satış rakamlarında yüzde 30’luk bir oranla artırmayı gerçekleştirdi.
  • Böylece 200 milyon adetten fazla akıllı telefon satan Çinli üretici, ilk kez bir yılı ikinci sırada tamamladı

 

2018 Değer ve Aktif Kullanıcı Oranı: WeChat – Facebook

  • WeChat, en değerli şirketler sıralamasında 2017 yılında 47.sıradan 25.sıraya yükseldi. 1 sene içerisinde marka değerini %126.2 oranında arttırdı ve değerini $53.5 milyar’a yükseltti.

WeChat Aylık ve Günlük aktif kullanıcı oranları:

  • Aylık Aktif Kullanıcılar: 1.08 Milyar (2018)
  • Ortalama Günlük Aktif Kullanıcılar: 619,6 milyon (2018)
  • Bu oranları $83 milyarlık marka değeri ile 7. sırada bulunan Facebook ile kıyasladığımızda 1 yıl içerisinde %7’lik değer artışı kazanan facebook, geçtiğimiz yıldaki pozisyonunu korumuş oldu.

Facebook Aylık ve Günlük aktif kullancı oranları

  • Ortalama Günlük Aktif Kullanıcılar: 1.495 Milyar (2018)
  • Aylık Aktif Kullanıcılar: 2.27 milyar (2018)

 

2018 Değer ve Net kar Amazon ve Alibaba

  • Global En iyi markalar sıralamasında birinci sırada bulunduran Amazon Marka değerini geçtiğimiz yıla oranla %24,5 oranında arttırdı.
  • Amazon’un önemli rakiplerinden birisi olan Çin Merkezli Alibaba,113 milyar dolarlık değeriyle 162. sıradan 116.sıraya yükseldi.
  • Key Financial 2018, sonuçlarına göre Toplam Geliri $51,0 milyar olan Amazon’u, Alibaba, $9 milyar dolar toplam gelir ile takip ediyor.
  • E-Ticaret verilerine baktığımızda, $2 milyar dolar gelir ile $26.9 milyar dolarlık Amazon’u takibe devam etmekte.
  • Firma Net kar oranlarını incelediğimizde, $1 milyar dolar Net Kar’ı olan Alibaba, $1.6 Milyar dolar Net kar’ı olan Amazon neredeyse yakalamış gözüküyor.

 

2018 Hizmet, Değer ve Gelir : Uber – Didi Chuxing

  • Didi Chuxing, 550 milyon kullanıcısı, 21 milyon şöförü bulunmaktadır. Uber ise 75 milyon kullanıcısı olan 3 milyon şöförü bulunan bir firmadır.
  • Uber, Dünya genelinde, 65 ülkenin 600 şehrine hizmet sağlamaktadır.
  • Didi ise, 400 Çin şehrine, Brezilya, Japonya, Meksika, Avusturalya, Hong Kong ve Tayvan’a hizmet sağlamaktadır.
  • Gelir oranlarını incelediğimizde 2017 yılında $5 milyar elde ettiğini bildirmişti.
  • Didi’ye bakıldığında Brüt 25-27 milyar dolar; bunun% 16’sında net tahmin ediliyor.
  • Uber ile Didi Chuxing’in marka değerlerine baktığımızda Uber’in $72 milyar dolar değeri, Didi’nin ise $56 milyar dolar değeri bulunmaktadır.

 

2018 Değer ve Gelir : Google – Baidu

  • Google Chrome Çinde yasaklandı. Çinde kullanılan en popüler arama motorları, Bing, Sogou, 360 search ve %59’luk pastayı alan Baidu en çok tercih edileni. (StatCounter)
  • Baidu, Dünya’nın en değerli firmaları sıralamasında, 2018 yılı itibariyle, 87.sıraya gerilemiş bulunmakta. 2017 yılında 55.sırada olan baidu, 2018’de %-7,5 düşüş, bununla birlikte marka değeri, $21 milyar dolar dan 19$ milyar dolara geriledi.
  • Bir diğer yandan, Google’a baktığımızda En iyi markalar sıralamasında üçüncü sırada bulunan Google, Marka değerini geçtiğimiz yıla oranla %18,1 oranında arttırdı.

Kaynaklar:

http://brandfinance.com/images/upload/global_500_2019_locked.pdf

http://gs.statcounter.com/search-engine-market-share

https://www.gzt.com/teknoloji/kabugunu-kir-amazon-ve-alibaba-ne-kadar-global-3461676

https://www.statista.com/chart/13759/alibaba-vs-amazon/

http://www.milliyet.com.tr/alibaba-ve-tencent-dunyanin-en-teknoloji-haber-2678318/

https://webrazzi.com/2017/04/27/didi-50-milyar-dolar-degerleme/

http://www.theegg.com/seo/china/chinese-search-engine-market-share-2018/

https://www.apple.com/tr/newsroom/2018/11/apple-reports-fourth-quarter-results/

https://www.donanimhaber.com/Huawei-Applei-gecerek-dunyanin-en-buyuk-ikinci-telefon-ureticisi-oldu–101999

 

Dünyanın en değerli ilk 20 markasında ABD ve Çin listeyi domine ediyor.

Unicorn, değeri 1 milyar Dolar’a ulaşan startup girişimlere verilen addır. Dünyanın en iyi unicorn listesinde ilk 5’in 3’ünü Çin girişimleri oluşturuyor. Ayrıca bu karşılaştırmada Amerikan unicornlarının bu dereceyi alması 7 yıl sürerken, Çin unicornları 4 yılda bu dereceyi almış bulunuyor. Kaynak

 

Çin’in yatırımlarına bakacak olursak; 

Çin, dijital teknolojilerde lider küresel yatırımcılardan biridir, dünyanın en aktif dijital yatırım ve startup ekosistemlerinden birine sahiptir. Büyüyen girişim sermayesi endüstrisi giderek daha fazla dijital odaklı oluyor. Genel olarak, Çin’in girişim sermayesi sektörü, 2011–13’te yalnızca 12 milyar dolar ve küresel toplamın yüzde 6’sında iken, 2014-16’da 77 milyar dolara veya dünya genelinde toplamın yüzde 19’una hızla genişlemiştir.

Kaynak

 

Çin, Ar-Ge harcamalarında dünyada 2. sırada yer alıyor, AB’nin oldukça üzerinde bir yatırım yapıyor.

  • ABD: 511 milyar $ (2016)
  • Çin: 452 milyar $ (2016)
  • AB: 387 milyar $ (2015)

 

Çin’de inovasyon ve teknolojik gelişmelerin bir diğer kilit ölçütü de bilim ve teknoloji alanında öğrenim gören öğrenci sayısı. Çin bu alanda hızla ilerliyor ve kalabalık nüfusu sayesinde şimdiden bu alanda ABD’yi geride bırakmış durumda. 2000-2014 yılları arasında bilim ve mühendislik bölümlerinden mezun olan Çinli öğrenci sayısı 359 binden 1,65 milyona yükseldi. Aynı dönemde ABD’nin bu bölümlerden mezun olan öğrenci sayısı 483 binden 742 bine çıktı. Kaynak

 

Coin Market Cap sıralamasına göre kripto para borsalarında top 3’te Çinli firmalar (Binance, ZB.COM, OKEx) bulunuyor. Top 10’da da 5 Çinli firma yer alıyor. Çin etkisi diğer alanlarda olduğu gibi Kripto dünyasında da kendini gösteriyor.  Kaynak

 

Çin Yapay zekaya çok yüksek yatırım yapıyor, 1 senede harcadığı para, ABD ile karşılaştırıldığında 4 senede tüm startuplara harcanan paraya denk oluyor.

Çin küresel yapay zeka fonuna hükmediyor. Kaynak

 

Şu an neler oluyor?

Çin ekonomisi, 2018 son çeyreğinde %6,4 arttı. Yıllık büyüme 2018’de %6,6 olurken, bu oran Çin ekonomisinin 1990’dan bu yana en zayıf oranı olarak gerçekleşti. Kaynak

 

Büyüme oranının 2023’e kadar olan tahminlerinde düşüşün devam etmesi bekleniyor. Kaynak

 

Global ölçekte karşılaştırıldığında 2030 yılına kadar Çin GDP beklentisi;

 

Çin’in Stratejisi: Made in China 2025

“Made in China 2025” Çin’in yüksek teknolojilere dayalı, Sanayi 4.0’e geçiş stratejisinin adı; “Made in Chine 2025”. Strateji ile Çin sanayisinin yüksek teknolojiler temelinde dönüştürülmesi, süper güçlü yüksek teknolojilerin üretilmesi amaçlanıyor.

Strateji 2.5 yıl boyunca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (MIIT) tarafından Çin Mühendislik Akademisi’nden 150 uzmanın katılımıyla hazırlanmış. Strateji ile Çin sanayinin küre-sel katma değer zincirine en üst düzeyde, yüksek teknoloji yoğunluklu sektörler temelinde eklemlenmesi öngörülmüş…

“Made in China 2025” ile 10 öncelikli sektör belirlenmiş;

Kaynak

 

Çin’in Öncelikli 10 Yeni Sanayi Alanı ve Konuları

Kaynak

 

Çinli üreticiler, özellikle de özel şirketler, Endüstri 4.0’ın sanayiyi dönüştürme potansiyeli konusunda Almanya, Japonya ve ABD’deki benzerlerinden daha iyimserler. Kaynak

 

Ancak Çinli üreticiler, Industry 4.0 girişimlerini ilerletmek için rakiplerinden daha az hazırlıklı olduklarını söylüyorlar.

 

2014’te ‘Robot Devrimi’ne başlayan ve akıllı üretime odaklanan Çin’in bir diğer hedefi de 2020 yılına gelindiğinde yıllık robot üretimini 100 bine çıkarmak. 2015 yılındaki üretimin 33 bin adet olduğu göz önüne alınırsa bu son derece iddialı bir hedef. Ülkedeki robot üreticileri, “fabrikalarda bir tek işçi kalmayıncaya kadar robot üretimine devam” hedefine kitlenmiş durumda. Kaynak

 

Yazıdaki tüm kaynakları incelediğimizde görmekteyiz ki Çin’in büyümesi ve bugüne gelmesinde Teknolojik’in rolü çok kritik. Dijital Dönüşüm’ü hemen hemen her sektörde hayata geçiren ve hala durmaksızın devam eden Çin karşısında bizim ölçeğimizdeki ülkelerin işi çok zor. Yeni dünya sanayi çağından çok daha öte bir hıza sahip.

Sanayi çağında dünyayı yakalamak ve en azından kopmamak nispeten kolay iken, bilgi ve dijital çağda yakalamak bir kenara, o şirketler globalleşen dünyada gelip sizin müşterilerinizi de çalmakta.

Cari açık problemi olan Türkiye’nin geleceğe daha ışık içerisinde bakması için dijital dönüşümü hayata geçirmesinden başka bir çözüm yok. Henüz geç değil, ancak 5 sene sonra her şey için çok geç kalmış olabiliriz.

 

Yazı Görsel Kaynağı

Dijital

Girişimciler Neden Yatırımcı Bulamıyor?

Girişimciler yatırımcı bulmakta çok zorlanıyor ve birçoğu umutsuzluk içerisinde fikirlerinden vazgeçerek 9-6 çalışma sistemine geri dönüyorlar.

Oysaki Türkiye koşullarında yatırımcı bulmak çok da zor değil. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bir çok girişim fırsatı var ve bu girişimler doğru yönetildiğinde kısa sürede hızla büyüyebiliyorlar. Bu da yatırımcıların ilgisini çekiyor. Ancak Türkiye’de girişimcilik o kadar çok bakkal hesabı ve zihniyle ilerliyor ki, yatırımcılar için güvenilir bir ortam oluşmuyor.

Madde madde girişimcilerin neden yatırımcı bulamadığını ya da başka bir deyişle yatırımcıların girişimcilere neden güvenmediğini inceleyelim;

 

  • Sağlıklı nakit akışına sahip süreçler oluşturmamaları

Süreçlerin daha çok fikir aşamasında kalması ve sağlıklı nakit akışı oluşturmaması operasyonların bir süre sonra yüke dönüşmesine yol açar ve ve şirketi(girişimciyi) finansal açıdan zorlar hale gelir.

 

  • Sermayelerini korumada zorlanmaları

Sermaye girişimcilerin ve şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan temelleridir. Bu temel üzerine inşa edilen yapının kazandırdığı ciro ve karlılıklar, şirketin operasyonlarını besler ve yeni yatırımların kapısını açar. Ancak bir çok girişimci kısa sürede sermayelerini hızlı geri dönüş getirmeyecek süreçlere harcayarak bitirirler ve şirketin ayakta kalması imkansız hale gelir.

 

  • Aynı anda birden fazla fikir üzerine çalışarak odaklarını dağıtmaları

Girişimciler yapıları gereği heyecanlı ve tutkulu olurlar. Ancak bu duygular kontrol edilmediğinde onlara zarar verir hale gelir. Sık rastlanan durumlardan biri bu duygulara bağlı olarak gelişen birden fazla fikir ortaya atma ve zihin olarak dağılmadır. Aynı anda birden fazla fikir ya da operasyona koşan girişimcilerin başarılı olma şansı oldukça azdır.

 

  • Aynı anda çok fazla alana yatırımlar yaparak maddi sürecin yönetilmemesi

Girişimcilerin zihinsel dağılmaları durdurulmazsa bir sonraki aşamaya geçer ve sermayelerini heyecan duydukları birden fazla fikre ve projeye harcamaya başlarlar. Bu da bir süre sonra nakitin tükenmesine tüm operasyonların durmasına yol açar.

 

  • Projelerdeki tüm süreçlerin yazılı olmaması ve sadece zihinlerinde olması

Girişimcilerle oturup sohbet ettiğinizde 4-5 saate varan heyecan dolu konuşmalar yaparsınız. Size proje süreçlerini, fikirlerini, bu alanlardaki potansiyelleri detaylı bir şekilde anlatırlar. Ancak çok az kısmında tüm bu konuşmaların yazılı dökümantasyonunun olduğunu görürsünüz. İnsan yapısı gereği unutan ve sürekli değişim içinde olan bir varlıktır. Şu an düşündüğümüz bir konuyu yarın hatırlamayabilir ya da farklı hatırlayabiliriz. Ve bu durumlar özellikle ciddi finansmanlar yatırılan şirket süreçlerinde ciddi zararlara sebep olurlar. Bu nedenle tüm süreçlerin yazılı olarak dökümante edilmesi her bir noktanın ve durumun netleşmesi adına önemlidir.

 

  • Karlılık tespitlerinin doğru yapmamaları ve karlı gözüken sistemlerin zarar ettirmesi

Girişimciler çoğu zaman karlılık oranlarıyla övünseler de, biraz detaya girdiğinizde gözardı ettikleri ya da gözden kaçırdıkları noktalar nedeniyle önemli maliyet kalemlerini değerlendirmeye almadıklarını görürsünüz. Ve bu maliyet kalemleri çoğu zaman karlılık oranlarını %0’a yaklaştırır hatta zarar seviyelerine indirir.

 

  • Kişisel harcamalar ile iş harcamalarını birbirine karıştırmaları

Girişimciler çoğu zaman işleri için kendi hayatlarından fedakarlık ederler ve zamanlarının büyük kısmı işleri üzerine çalışarak geçer. Ancak bu durumun yanlışlığı gibi, harcadıkları zamana karşılık olarak şirket varlıklarını kendi ihtiyaçları ve zevkleri için de harcama yanlışına düşerler.

Girişimciler kendi hayatları ile iş arasında denge kurmadıklarında yaratıcı ve üretken olan kısımlarını kaybederler. Diğer taraftan işe ayırılan vaktin fazlalığı, şirket ve varlıkları üzerinde şirket dışı bir amaç için kullanım hakkı tanımayacağını gözden kaçırmamalılar.

 

  • Networkinge yeterince vakit ve emek ayırmamaları

Girişimciler işlerine gününü neredeyse tamamını ayırırken, iş hayatı içerisindeki dinamikleri çoğunlukla göz ardı ederler. İş hayatındaki en önemli dinamiklerden biri olan Networking, girişimcilerin hedeflerine ulaşmada kritik rol oynamaktadır.

Maddi ve manevi bir çok tıkanıklık yakın bağlantılarla çözülebileceği gibi, girişimcilerin önemli sıçramaları da hep değerli bağlantılar sayesinde gerçekleşmiştir.

 

  • İlişki yönetiminde ve sürdürmede çıkarçı davranarak samimiyetlerini yitirmeleri

Bir önceki madddeyle de bağlantılı olarak girişimciler sahip oldukları bağlantıları koruma konusunda pek başarılı sayılmazlar. Bu durum önemli insanlarla olan ilişkilerin kaybolmasına yol açtığı gibi, insanlarda oluşturulan negatif intiba farklı bağlantılara kapıların kapanması anlamına gelmektedir.

 

  • Gerekli konularda uygulama ve danışmanlık hizmetleri almamaları

Dünyanın en büyük şirketleri bir çok konuda danışmanlık ve uygulama hizmetleri almaktadır. Ancak girişimciler egolarına bağlı olarak herşeyi kendileri yapmak isterler. Bu durum onların giderek belirli alanlarda kalması, körelmesi ve kendilerini geliştiremedikleri için geri kalmaları ile sonuçlanır.

 

  • Rakipleri yeterince iyi analiz etmemeleri

Girişimciler o kadar çok kendi işleriyle meşgullerdir ki bir çok şeyi gözden kaçırırlar. Bunlardan bir tanesi de rakiplerdir. Özellikle bilinen büyük rakiplerden ziyade, önemsenmeyen rakipler şirketlerin batışına sebep olur.

Diğer yandan bazı sektörlerde rekabet özellikle daha agresif ve saldırgandır. Girişimciler tüm gelişmeleri yakından izlemediklerinde, rakiplerin onları batırmak adına yaptıkları çalışmaları görmezler ve aksiyon almadıkları için batmaya mahkum olurlar.

 

  • Müşteri beklentilerini doğru teşhis etmemeleri

Günümüz dünyasında değişim, hiç olmadığı kadar hızlı gerçekleşiyor. Bunun yarattığı fırsatlar girişimciler için müthiş bir zemin hazırlasa da bir süre sonra aynı tuzağa onlar düşerek geri kalıyorlar.

Girişimciler tüm süreçlerde müşterinin an be an değiştiğini unutmamalı ve müşteri beklentilerini anlamaya çalışmalıdır.

 

  • Küçük operasyonlara gereğinden fazla yoğunlaşarak büyük resmi kaçırmaları

Büyük resimde bir boşluğun tespiti ile yola çıkan girişimciler genellikle o boşlukla o kadar uğraşır dururlar ki, bu durum büyük resmi kaçırmalarına sebep olur.

Her bir operasyon değerli olsa da girişimci onu değerli yapan şeyin büyük resmi net görebilmek olduğunu bilmelidir. Aksi durumda değişen dünya koşullarına ayak uyduramamakla sonuçlanan batış hikayesi oluştururlar.

Dijital

Dijital Pazarlama Danışmanlığı

Dijitalin dinamikleri, günümüzde markalar için çok hızlı şekilde değişiyor. İşletmelerin bu değişimi yakalamaları ve uyum sağlamaları, markalarını geleceğe taşımaları için oldukça önemli. Dijital Pazarlama Danışmanlığı, markaların bu dijital dünyada güncel ve dinamik bir pazarlama iletişimi sürdürmelerinde kritik rol oynuyor.

Dijital Pazarlama Danışmanlığının kapsamını detaylı olarak inceleyelim;

 

1. Dijitalde Marka Kimliğinin ve İletişim Stratejisinin Oluşturulması

Marka kimliğinin detaylı analizi ve dijitale aktarılması, dijital pazarlamanın ilk adımı olarak karşımıza çıkar. Markanın kendi kimliğine uygun, dijitalde de bir kimliği ve konumlandırması kurgulanır. Dijital iletişim stratejisinin temelini bu konumlandırma belirler. Dijital Pazarlama Danışmanı, markanın dijitalde sahipleneceği karakter ve konumlandırma konusunda yönlendirici olur ve iletişim stratejisini oluşturur.

Bir markanın dijital kimliğinin oluşturulmasında neler yapılır?

  • Markanın halihazırdaki durumu incelenir. Amacı, hedefi, dijitalden beklentisi, dijitalden sağlayacakları çıkartılır.
  • Markanın hedef kitlesi belirlenir. Halihazırdaki hedef kitlesi ve dijitalde ulaşabileceği potansiyel hedef kitlesi ayrıştırılır. Bu kitlelere ayrı iletişim sürdürülmelidir.
  • Hedef kitlenin bulunduğu ve iletişim sürdürülecek platformlar belirlenir.Her platformun kendine has karakteri, kullanıcı kitlesi bulunur. Marka iletişimi platforma göre özelleştirilmelidir.
  • Markanın dijital ses tonu netleştirilir. Hedef kitle ve marka konumlandırması doğrultusunda markanın nasıl konuşacağı belirlenir.
  • Markanın dijital yüzü, tasarımı, renkleri belirlenir. Bütünsel bir iletişim için benimsediği ve sahiplendiği renkler, markanın ayrıştırıcı tarafı olur.
  • Tüm bu maddeler doğrultusunda bir yol haritası oluşturulur.

2. İçerik Stratejilerinin Oluşturulması

İçerik, pazarlamanın temelidir. Dijital dünyada sürekli değişen kullanıcı davranışlarına yönelik, dinamik bir içerik stratejisi oluşturmak gerekir. Dijital Pazarlama Danışmanları, değişen dijital dünya ile marka arasındaki bağ olur ve aktif çözümler üretir.

İçerik stratejisi, sadece sosyal medya paylaşımları olarak algılanabilmektedir. Ancak bunun çok ötesinde web sitesi, video, sunumlar, mailing, tasarımlar gibi birçok konuyu kapsar. İçerik stratejisi için detaylı bilgiye yazımdan ulaşabilirsiniz: İÇERİK STRATEJİSİ

 

3. Medya Satın Alma Stratejilerinin Oluşturulması

Sosyal medyada organik erişim tüm platformlarda düşmeye devam ediyor. Markanın hedef kitlesine ulaşmak için dijital medya satın alma seçeneklerini kullanması gerekiyor. Ve dijital bunun için inanılmaz hedefleme ve ölçümleme fırsatları sunuyor.

Dijitalde hedef kitle küçük parçalara ayrıştırılabilir, her birine ayrı mesaj ile iletişim sürdürülebilir, her birinden alınan tepki ve geri dönüşüm ölçülebilir. Platform özelinde kullanıcı davranışları değişkenlik gösterir. Google Adwords, GDN, Facebook, Instagram, Linkedin gibi farklı platformlarda farklı hedef kitle gruplarına iletişim sürdürmek mümkündür.

Medya satın alma seçenekleri ve özellikleri de sürekli değişen bir yapıya sahip ve markanın bunu takip etmesi beklenemez. Dijital Pazarlama Danışmanı buradaki güncel gelişmeleri de takip ederek markanın medya satın almasında kilit yönlendirmeleri yapar.

Reklamlar planlanırken;

  • Hedef kitle özelliklerine göre küçük parçalara ayrıştırılır, her birine özel içerik, uygun kanallar ile ulaşılır.
  • Reklamın kalitesine göre aldığı etki ölçümlenir, optimizasyonları yapılır.
    Harcanan bütçe sürekli takip edilir, optimizasyonlar ile düşük maliyet yüksek getiri sağlanır.

 

4. Arama Motoru Optimizasyon Danışmanlığı

Dijital deneyimlerin %93’ü arama motorlarında bir search ile başlıyor. Bu nedenle arama motoru optimizasyonu bir markanın yapacağı en büyük uzun dönemli yatırımdır. Sosyal medya gelir geçer, mailingler kaybolur, kampanya etkileri azalır, ancak Google unutmaz.

Dijital Pazarlama Danışmanı olmak, birçok konuda kaliteli bilgi sahibi olmayı gerektirir. SEO bu konulardan yüksek öneme sahip olanıdır. Markanın uzun dönemli ve ileride reklam harcaması yapmadan müşterilerine ulaşacağı yegane kanaldır.

 

5. Dijitalde Raporlama Sistemlerinin Oluşturulması

Dijital, yapılan çalışmanın etkilerinin görülebildiği; erişim, etkileşim, dönüşüm gibi birçok ölçümlemenin yapıldığı bir kanaldır. Dijital Pazarlama Danışmanı, markanın dijital hedefleri doğrultusunda ölçümlenecek verileri ve raporlama stratejisini oluşturur.

Markanın dönüşüm beklentisi doğrultusunda her işletmenin farklı raporlama stratejisi bulunur, bu da markaya özeldir. Anlık, haftalık, aylık, yıllık gibi frekanslarda farklı raporlama formatlarını Dijital Pazarlama Danışmanı oluşturur, gerekli ajanslar ya da kişiler yürütür.

Raporlama başlıkları markaya göre değişir ancak temelde aşağıdaki gibi bir liste hazırlanabilir;

  • Sosyal medya raporlaması
  • Erişilen kişi sayısı
  • Etkileşime giren kişi sayısı
  • Etkileşim kalitesi
  • Video izlenmeleri
  • Reklam maliyet raporlamaları
  • Web sitesi istatistikleri
  • Mailing istatistikleri
  • Hedeflenen, gerçekleşen çalışmalar

 

6. Yapılacak Çalışmalarda Dijital Ajansların Denetlenmesi

Markanın dijital iletişiminde reklam ajansı, medya ajansı, kreatif ajansı gibi birçok işbirliği içinde bulunduğu ajans olabilir. Dijital Pazarlama Danışmanı, bu ajansların iş süreçlerindeki aksama ya da sıkıntıları tespit ederek gerekli çözümleri üretebilmelidir.

Markanın aldığı danışmanlık sürecinde dijitalde işlerin düzgün yürümesi önemlidir. Ajanslar arasındaki kopukluk süreçlerde aksamalara neden olabilir. Ajansların entegre iş yürütebilmesi için yönlendirmeler yapılmalıdır.

 

7. Markanın Geleceğe Taşınması için Çözümler Üretilmesi

Dijital sürekli değişen bir fırsatlar evreni. Markaların ayakta kalması, işletmelerini geleceğe taşıması için ayak uydurması gereken bir dinamizm bulunuyor. Dijital Pazarlama Danışmanı, bu dinamik yapıyı markaya anlatmaktan, gelişmeleri paylaşmaktan ve marka için çözümler üretmekten sorumludur.

Buradaki ölçüt dijital fırsatların markaya aktarılmasıdır. Globale açılmak için Amazon, Alibaba, Aliexpress gibi sitelerin büyük fırsatlar içermesi ve markanın buralarda yer alabilmesinin oluşturacağı katma değer markaya sunulur. Bunun gibi gelişen fırsatlar, Dijital Pazarlama Danışmanı’nın gözlemleri altındadır.

İşletmeler için, bir dijital pazarlama danışmanının yardımı, işlerini büyütmelerini ve yeni pazarlara girmelerini, başarılarını ve gelirlerini artırmalarını sağlayabilir. Kendi dijital pazarlama gereksinimlerini karşılayabilecek bilgi ve beceriye sahip olmayan işletmeler için, dijital pazarlama danışmanıyla çalışmak, hedeflerine ulaşılabilecek ve ilerlemelerine yardımcı olacak hedeflerle güçlü bir stratejiye sahip olmalarını sağlar.

İnternet, günümüzün teknoloji odaklı dünyasında çok önemli bir pazarlama aracıdır. Bu nedenle işletmelerin; bir dijital pazarlama danışmanının hedeflerine ulaşmalarına ve işlerini istedikleri yere taşımalarına nasıl yardımcı olabileceğini anlamaları çok önemlidir.

 

Dijital

Kobiler İçin Djital Dönüşüm Yol Haritası

Kobiler için Dijital Dönüşüm’ü hayata geçirmek kolay değil ancak çok büyük yatırımlar yapmadan, yol katetmek de zor değil. Aşağıda bazı süreçleri basitleştirerek maddelendirmek istedim. Her bir madde upuzun bir yazı olabilir, kolay süreçler değil ancak büyük resmi görmek ve başlamak açısından kobiler aşağıdaki yolu izleyebilir ve Dijital Dönüşüm yoluna bir başlangıç yapabilirler.

Sırasıyla yapılacak bu 3 süreç ufak büyük demeden belirli demo operasyonlara uygulanırsa mutlaka pozitif sonuçları olacak ve kobiler finansal getiri sağlayacaklardır.

Şunu unutmamak lazım ki dünya hiç olmadığı kadar hızlı bir değişim içinde. Sadece üretmek, artık yeterli değil. Artık daha hızlı, daha kişiselleştirilmiş, daha düşük maliyetli, daha ulaşılabilir…. olmak gerek. Bunu sağlayamayan şirketler önümüzdeki 5 yıl içerisinde büyük bir sarsıntı ile yerlerini az sayıda çalışanı olan, dijital dönüşümü hayata geçirmiş yeni nesil şirketlere bırakacaklar.

Rekabet İncelemesi

  • Pazardaki gelişme ve değişimleri incele
  • Rakiplerini belirle ve incele
  • Pazar ve rakiplerdeki fark yaratan noktaları tespit et ve değerlendir
  • Bu noktaların müşterilerdeki karşılığını tespit et ve değerlendir

 

Müşteri İncelemesi

  • Müşterilerdeki değişimi ve beklentileri incele
  • Değişimin hızı, öncesi ve sonrası perspekiflerini tespit et ve değerlendir
  • Müşterilerin beklentilerini karşılama noktasındaki tercihlerini tespit et
  • Bu tespitlerdeki motivasyonları incele

 

Şirket İçi Süreçler

  • Kendi iç süreçlerini incele ve sorunlu noktaları tespit et
  • Sorunlu noktalarla ilgili süreçte çalışan kişilerle görüşmeler yap
  • Görüşme noktalarını operasyon müdürleri ile değerlendir
  • Son notlar üzerinden sorunların net tespitini ve bu tespitlerin oluşturduğu ekstra maliyetin analizi yap
  • Belirlenen noktalar için çözüm araştırmaları yap
  • Çözümlerin maliyet, roi ve zaman analizlerini yap
  • Gerekli operasyon, insan kaynağı ve maddi yatırımlari belirle
  • Her bir süreç için hedef ve KPI’ları belirle
  • Süreçin hayata geçiş aşamalarına bağlı olarak gerekli eğitim ve oryantasyon çalışmalarını planla ve hayata geçir
  • Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından gerekli denetim ve kontrol süreçlerini oluştur ve yürüt

 

Görsel Kaynak : https://www.camd-europe.eu/wp-content/uploads/2018/01/NEWS_Roadmap.jpg

Dijital

Dijital Dönüşüm Nedir?

Dijital Dönüşüm, yaşanan teknolojik gelişmelere bağlı olarak oluşan fırsat alanları ve imkanlar sayesinde, şirketlerin her bir kademesinde, operasyonunda, insan kaynağında ve kültüründe değerlendirmeler yapılması ve her bir case’e özel olarak derinlemesine yapılan çalışmalarla verimlilik, iyileştirme ve adaptasyon sağlanması çalışmalarıdır.

Dijital Dönüşüm, sadece şirketin operasyonel sıkıntıları ve bu alandaki teknolojik ilerleme ile bağlantılı değildir. Dijital Dönüşüm, şirketlerin müşterilerinde yaşanan değişim ve buna bağlı gelişen beklentilerle de ilgilidir. Örneğin şirket üretimini hali hazırda 3 ayda yapabilirken, müşterinin beklentisi ve isteği 15 güne evrilirse, şirket de bu beklentiye paralel bir süreç oluşturmak zorundadır.

Globalleşen Dünyada Dijital Dönüşüm’ün Önemi

Günümüz iş dünyasının belki de geçmişten en önemli farklılığı, globalleşme. Şirketler geçmişte belirli sınırlar içerisinde ticaret yürütürken, daha konforlu bir ortama sahiptiler. Üstelik bu sınırlar içerisindeki müşterilerin değişimi de günümüze oranla çok yavaştı. Oysa ki günümüzde sınırlar ortadan kalktı ve şirketlerin ticaret bağlantıları tüm dünyaya genişledi. Bunla birlikte insanlardaki(müşteriler) değişim hiç olmadığı kadar hızlı bir hale geldi.

Geçmiş zamanlarda şirketler, bulundukları sınırlar içerisinde rekabet ederken, şu an dünyanın diğer ucundaki bir başka şirket ile de rekabete girişmek zorundalar.

Tüm bunların oluşturduğu yeni dünyada dijital dönüşüm, ülke şartlarına bağlı olarak yavaş ilerleme lüksüne de sahip değil. Yeni dünyada ABD’deki bir şirket, sizin verdiğiniz hizmeti ucuz hammadde, verimli operasyon, ucuz yakıt ve gelişmiş otomasyon ile daha hızlı ve ucuz satışa sunuyorsa, üstelik lojistik eklenmesine rağmen siz yine rekabet edemiyorsanız, geride kalmanız kaçınılmazdır.

Peki Şirketler Dijital Dönüşüm savaşına nasıl başlamalı?

  • Öncelikle globalde aynı hizmeti sunan diğer şirketlerin listesi çıkartılmalı ve bu şirketler derinlemesine incelenmelidir
  • İlk aşama sonrası mümkünse bu şirketlere ziyaretler yapılmalı ve süreçler yakından incelenmelidir
    Bu şirketlerde öne çıkan teknoloji ve kültürler tespit ve analiz edilmelidir
  • Hali hazırda sahip olunan şirketteki problemler büyük küçük demeden, teknolojik ya da başka bir soruna bağlı ayırt edilmeden tespit edilmelidir
  • Belirlenen sorunlara dair çalışan alt kademe personelin görüşleri ve değerlendirmeleri alınmalıdır
  • Sorun tespit edilen operasyonlar takip edilerek, tespit edilen problemlerin doğruluğu incelenmeli ve revizyonlar yapılmalıdır
  • Tüm bu tespit tutanaklara bağlı olarak gerekli çalışmaların tespiti ve uygulamalar için dışarıdan destek alınmalıdır

 

Tüm bu çalışmalar sonrasında Dijital Dönüşüm süreçlerinin inşası için yatırım ve geri dönüş maliyet hesaplamaları yapılmalı. Dijital Dönüşüm sürecinde olabildiğince aşamalı prosesler tercih edilmeli ve kontrol noktaları belirlenmelidir.

Bu konuda diğer yazılar;

Kobiler İçin Dijital Dönüşüm Neden Gerekli?

Kobi’ler Neden Dijital Dönüşüm Gerçekleştiremiyor?

 

Görsel Kaynak : https://www.expertsystem.com/wp-content/uploads/2018/05/digital-transformation.jpg

Dijital

Kobi’ler Neden Dijital Dönüşüm Gerçekleştiremiyor?

Kobiler, Türkiye’deki iş dünyasının tamamına yakınını oluşturan bir boyutta, gelin son sayılara birlikte bakalım;

KOBİ’ler Türkiye’de;

  • Toplam işletmelerin %99,9’nu
  • KOBİ’lerin toplam mal ve hizmet satın alışları içerisindeki payı, %65,5’tir
  • KOBİ’lerin üretim değerindeki payı, %56,2’dir.
  • KOBİ’lerin maddi mallara ilişkin brüt yatırımdaki payı, %53,2’dir.
  • KOBİ’lerin çalışanlar sayısı içerisindeki payı, %75,8’dir.
  • Toplam katma değerin %55 ‘ini,
  • Toplam satışların %65,5 ‘ini,
  • İthalatın %39,9’unu
  • Toplam yatırımların %50 ‘sini,
  • İhracatın %59,2’sini
  • KOBİ kredilerinin bankacılık sektörü toplam krediler içerisindeki payı, %26’dır.

Peki bu kadar bir büyük bir ekonomi, neden dijital gelişmelere adapte olmak konusunda geri kalıyor. Dijital Dönüşüm ismini verdiğimiz süreç kobilerde neden hayat bulmuyor?

Kobiler Dijital Dönüşüm süreçlerinde neden başarısız oluyor, inceleyelim;

  • Yeni nesil insan kaynaklarıyla ilerleyen dijital’i, 50+ yaşındaki patronlara doğru bir şekilde anlatan uzman eksikliği
  • Dijital Dönüşüm’ü sadece sosyal medya iletişimi ile sınırlayan bakış açıları
  • Dijital Dönüşüm’ü sadece web sitesi ile sınırlayan bakış açıları
  • Dijital’in sürekli olarak değişim halinde olması ve bu hızın yarattığı eskimelere yakalanmayan, nitelikli uzman ve danışman azlığı
  • Şirketlerin geçmişte yaşadıkları başarısız dijital deneyimler
  • Şirket’e özel çözümler geliştirmeden standart hizmet kalemleriyle dijitale yönelik yapılan çalışmalar
  • ROI çizilmeden ve maliyet – geri dönüş hesaplamaları yapılmadan şirketlere sunulan dijital hizmetler
  • Türkiye’deki ekonomik belirsizlikler nedeniyle yöneticilerin yeni yatırımlara karşı isteksizliği
  • Aşamalar oluşturmadan büyük bir giriş maliyeti içeren süreçler dizayn edilmesi
  • Teknik süreçler inşa edilirken, süreç içerisindeki insan kaynaklarının adaptasyonunun ve eğitiminin atlanması
  • Şirket operasyonunda çalışanların direnç göstermesi ve sürece inanmaması
  • Dijital Dönüşüm sürecinde şirket ihtiyaçlarının, sorunlarının ve verimsiz yerlerin doğru tespit edilememesi
  • Dijital Dönüşüm süreçlerinde gerekli olan çalışmalar yerine PR niteliğindeki popülist süreçlere yatırımların yapılması
  • Dijital Dönüşüm’ün Türkiye sınırları içerisindeki rekabette rahatsız eder bir boyuta henüz ulaşmamış olması

 

Tüm bunların da  ötesinde tek bir maddeyi listeden ayrı yazmak isterim.

Dijital Dönüşüm süreçlerini tasarlamanın kimin işi ve sorumluluğu olduğu bilinmemesi.

Kobilerin ihtiyacı olan dijital dönüşüm, üretimden şirket içi iletişim verimliliğine, yönetimden insan kaynaklarına kadar şirketin her bir parçasını ilgilendiren bir süreçtir.

Günümüz teknolojik gelişmeleri, şirketlerdeki tüm operasyonların verimliliği ile ilgilenmekte ve çözümler geliştirmektedir. Ancak dijital, şirketlerde pazarlama biriminin sorumluluğunda olan bir iletişim kanalı olarak görülmekte, pazarlama ise bilgisinin sınırlarının dışına çıkmakta çekimser kaldığı için dijital dönüşümü tam anlamıyla hayata geçirecek çözüm yollarından bahsetmemektedir.

Bu karmaşa şirketlerde sorunların konuşulduğu ancak çözüm konusunda herkesin bir adım geride kaldığı bir iletişim ve ilişki ağına neden olmaktadır.

 

Dijital

Instagram Dondurma Trendi

Son dönemdeki Instagram Dondurma trendini fark ettiniz mi?

Sosyal ağların insanlar için giderek sıkıcı bir ortama dönüşmesi, gerek Apple ve Samsung(huawei de eklenebilir) gerek de bu platformların yenilikler noktasında zayıf kalması insanların bağlılığını ciddi anlamda düşürmüşe benziyor.

Gelin öncelikle bu tezi doğuran verilere göz atalım, sonra konumuza devam edelim;

Türkiye’de Google’da yapılan “Instagram Dondurma” aramalarının trendine bakalım;

Bu aramaları Instagram aramaları ile karşılaştırırsak;

Instagram ile yapılan aramalara da bakalım;

Verileri gördük. Google’da “Instagram Dondurma” aramaları giderek artarken, oransal olarak baktığımızda tüm Instagram aramalarının %4-5’lik kısmına tekabül ettiğini görüyoruz.

Yine bir başka veri olan Instagram kelimesi ile en çok yapılan aramalara göz atacak olursak, ilk sırada Instagram Dondurma aramasını görüyoruz.

Diğer platformlarla olan karşılaştırmaya bakarsak;

Facebook’tan kaçış trendi son dönemde nispeten azalmış olsa da Instagram Dondurma aramalarının sıçraması dikkat çekiyor.

Bir başka veriye bakalım “Instagram Nasıl” ile yapılan aramalar;

Karşımıza yine kapatma ve dondurma ile ilgili aramalar çıkıyor.

 

Dijital Pazarlama 2019 yazısında Instagram’ın ömrünün çok da uzun olmadığı konusundan bahsetmiştim.

 

Peki Instagram neden kan kaybediyor?

  • Giderek artan reklam sıklığının kullanıcıları rahatsız etmesi
  • Platform’da ve akıllı cihazlarda azalan yenilik ve inovasyon sayısının kullanıcı canlılığını düşürmesi
  • Aynı şeyleri görmekten sıkılma (bu konuda açılmış birçok instarepeat hesabı bulunuyor.)
  • Ebevenylerin giderek artan kullanımı
  • Değişen Instagram algoritmaları ile paylaşımların artık daha az kişiye ulaşması ve buna bağlı etkileşim düşüşü
  • Sosyal medya paylaşımlarına bağlı gelişen toplumsal tepkiler ve olaylar nedeniyle paylaşım yapma isteğindeki düşüş
  • Giderek artan spam etkileşimler
  • ***Giderek artan Whatsapp grupları (Daha özel gruplarda iletişimde kalma isteği giderek artıyor)
  • Fenomen hesapların giderek inandırıcılığını kaybetmesi ve ticarileşmesi

 

Peki neden Silme aramaları Dondurma aramalarına göre düşük kalıyor. Diğer bir deyişle insanlar uygulamayı silmeyi değil de dondurmayı tercih ediyor?

Instagram, son dönemde bir algı değişimi yaşadı ve fotoğraf arşivi olarak kullanılmaya başlandı. Başlangıçtaki sosyalleşme etkilerini ise Stories bölümüne ve Whatsapp’a bıraktı. Algılardaki ve kullanım deneyimindeki bu değişim nedeniyle insanlar Instagram’dan çıkmak istediklerinde silmek yerine dondurmayı tercih ederek, arşivlerini kaybetmemek istiyor.

 

Peki son durum böyleyken siz hala Instagram takipçi sayınızı artırmaya mı çalışıyorsunuz?

Eğer öyleyse boşa kürek çekme yarışında başarılar.

Görsel Kaynak : https://media.kasperskydaily.com/wp-content/uploads/sites/92/2018/12/14093349/how-to-delete-instagram-featured.jpg

Dijital

Kobi’ler İçin Dijital Dönüşüm

Kobi’ler İçin Dijital Dönüşüm Neden Gerekli?

2018’de Türkiye’de yaşanan kur krizi ile ardından gelen likidite sıkıntısı ve maliyet artışı, bir çok şirketin ciddi problemler yaşamasına neden oldu. Bu problemler şirketlerin küçülmeye gitmesine, sınırlı süre üretimi durdurmasına ve üretim daraltmasına yol açtı.

2019’da global anlamda beklenen büyüme yavaşlaması ve FED’in halen devam etmekte ısrarlı olduğu bilanço daraltma ile gelişmekte olan ülkeleri ciddi bir döviz sıkıntısı bekliyor.

Ekonomik durum böyleyken Türkiye’deki şirketlerin önemli kısmının maliyetinin döviz, gelirinin TL olması, şirketleri daha da zor günlerin beklediğini bize haber veriyor.

Şirketlerin yaşadığı temel sıkıntılardan biri olan likidite ve nakış akışı problemine göz atalım;

  • Ürün hammaddesi alımı : Döviz
  • Enerji : Döviz kaynaklı
  • Üretim : İnsan kaynağı ve diğer enerji maliyetleri
  • Üretim : Makine ve bakım maliyetleri
  • Ürünün dağıtımı
  • Ürünün satışı
  • Vade ile ödemelerin tahsili

Bugün döviz ödeyen ve üretim yapan şirketler, uzun süreç sonunda –eğer tahsilatı tam anlamıyla yapabilirlerse- TL olarak kazanç sağlıyor.

Bu sürecin şirketler açısından karlı olmasının sağlanması bir kenara, bu döngüde nakit akışını sağlayabilmek ciddi bir problem.

Tüm bunlar yaşanırken faizlerin yüksek olması, şirketlerin nakit akışlarındaki problemlerde kredi ile çözüm bulma imkanlarını da ortadan kaldırıyor.

Tam da bu noktada şirketler için önemli bir çözüm yolu olarak Dijital Dönüşüm karşımıza çıkıyor.

Dijital Dönüşüm’ün şirketler için bu dönem özelinde fırsatlarına göz atalım;

Yurt Dışı Pazarlarındaki Fırsatlar İle Döviz Kazancı Sağlamak

Günümüz dünyasında artık her an her şeye ulaşabilir durumdayız. Bu, insanların yakınlaşması ve iletişimi adına önemli olsa da şirketler de bu fırsatı artık kazanca çevirebilmeli. Sanayi sitelerine sıkışıp kalmış şirketlerimizin global vitrinde yer edinmeleri ve globalden müşteri bulmaları bu sıkıntılı dönemlerde ayakta kalmak için kaçınılmaz duruyor.

Türkiye’nin bu şartlarında ihracat oranını %50’nin üzerine çıkaramayan şirketlerin orta vadede ayakta kalması ciddi anlamda zor.

İnsan Kaynağına Bağımlılığın Azaltılması

Şirketlerin bir çok iç prosesinde gereğinden fazla insan, verimsiz bir şekilde çalışıyor. Bu noktada gerekli teknolojik yatırımlar hali hazırdaki insan kaynağının daha verimli çalışmasını sağlayacağı gibi, hali hazırda fazla verimsiz olan insan kaynaklarının da süreçten çıkarılması adına önemli rol oynayacaktır.

Maliyetlerin Düşürülmesi

İlk madde de nasıl ki global satış fırsatlarından bahsettiysek, burada da ters giderek, globaldeki ulaşılabilirliğin sağladığı düşük maliyetli insan, hammadde, üretim ve pazarlama imkanlarından faydalanmayı konuşmalıyız.

Şirketlerin bugün Türkiye şartlarında katlandığı yüksek maliyeti dünyanın çeşitli ülkelerinde daha uygun maliyetlerle çözebilmek çok da zor bir süreç oluşturmuyor.

Tüm bu maddeler perspektifinde şirketlerin;

  • Satış ağının genişletilmesi
  • İnsan Kaynaklarının Verimliliği
  • Üretimin Verimliliği
  • Ve en önemlisi nakit akışının döviz üzerinden desteklenmesi

noktalarında Dijital Dönüşüme ihtiyaçları var.

Bunu sağlayabilen şirketler önümüzdeki döneme çok daha aydınlık bir şekilde bakacaklardır. Aksi durumda 2019’daki global yavaşlama, 2020’deki ABD seçimlerinin yaratabileceği olası döviz krizleri ve ticaret savaşlarının oluşturacağı problemler küçük büyük demeden bir çok şirketi batma noktasına getirebilir.

Dijital Dönüşüm’ün Dijital İletişim ile aynı olmadığını, Facebook’ta sayfa açarak dijital dönüşüm sağlanmayacağını ve çok da büyük yatırımlar yapmadan dijital dönüşümde adım atılabileceğini bilmenizi isterim.

İhracatı artırmanın şirketlerin devamlılığını sağlayacağı gibi Türkiye’ye de çok büyük katkıları olacaktır.

 

 

Görsel Kaynak : https://gulfbusiness.com/wp-content/uploads/2017/07/Sme-technology-businesses-building.jpg