Dijital

Kobi’ler İçin Dijital Dönüşüm

Kobi’ler İçin Dijital Dönüşüm Neden Gerekli?

2018’de Türkiye’de yaşanan kur krizi ile ardından gelen likidite sıkıntısı ve maliyet artışı, bir çok şirketin ciddi problemler yaşamasına neden oldu. Bu problemler şirketlerin küçülmeye gitmesine, sınırlı süre üretimi durdurmasına ve üretim daraltmasına yol açtı.

2019’da global anlamda beklenen büyüme yavaşlaması ve FED’in halen devam etmekte ısrarlı olduğu bilanço daraltma ile gelişmekte olan ülkeleri ciddi bir döviz sıkıntısı bekliyor.

Ekonomik durum böyleyken Türkiye’deki şirketlerin önemli kısmının maliyetinin döviz, gelirinin TL olması, şirketleri daha da zor günlerin beklediğini bize haber veriyor.

Şirketlerin yaşadığı temel sıkıntılardan biri olan likidite ve nakış akışı problemine göz atalım;

  • Ürün hammaddesi alımı : Döviz
  • Enerji : Döviz kaynaklı
  • Üretim : İnsan kaynağı ve diğer enerji maliyetleri
  • Üretim : Makine ve bakım maliyetleri
  • Ürünün dağıtımı
  • Ürünün satışı
  • Vade ile ödemelerin tahsili

Bugün döviz ödeyen ve üretim yapan şirketler, uzun süreç sonunda –eğer tahsilatı tam anlamıyla yapabilirlerse- TL olarak kazanç sağlıyor.

Bu sürecin şirketler açısından karlı olmasının sağlanması bir kenara, bu döngüde nakit akışını sağlayabilmek ciddi bir problem.

Tüm bunlar yaşanırken faizlerin yüksek olması, şirketlerin nakit akışlarındaki problemlerde kredi ile çözüm bulma imkanlarını da ortadan kaldırıyor.

Tam da bu noktada şirketler için önemli bir çözüm yolu olarak Dijital Dönüşüm karşımıza çıkıyor.

Dijital Dönüşüm’ün şirketler için bu dönem özelinde fırsatlarına göz atalım;

Yurt Dışı Pazarlarındaki Fırsatlar İle Döviz Kazancı Sağlamak

Günümüz dünyasında artık her an her şeye ulaşabilir durumdayız. Bu, insanların yakınlaşması ve iletişimi adına önemli olsa da şirketler de bu fırsatı artık kazanca çevirebilmeli. Sanayi sitelerine sıkışıp kalmış şirketlerimizin global vitrinde yer edinmeleri ve globalden müşteri bulmaları bu sıkıntılı dönemlerde ayakta kalmak için kaçınılmaz duruyor.

Türkiye’nin bu şartlarında ihracat oranını %50’nin üzerine çıkaramayan şirketlerin orta vadede ayakta kalması ciddi anlamda zor.

İnsan Kaynağına Bağımlılığın Azaltılması

Şirketlerin bir çok iç prosesinde gereğinden fazla insan, verimsiz bir şekilde çalışıyor. Bu noktada gerekli teknolojik yatırımlar hali hazırdaki insan kaynağının daha verimli çalışmasını sağlayacağı gibi, hali hazırda fazla verimsiz olan insan kaynaklarının da süreçten çıkarılması adına önemli rol oynayacaktır.

Maliyetlerin Düşürülmesi

İlk madde de nasıl ki global satış fırsatlarından bahsettiysek, burada da ters giderek, globaldeki ulaşılabilirliğin sağladığı düşük maliyetli insan, hammadde, üretim ve pazarlama imkanlarından faydalanmayı konuşmalıyız.

Şirketlerin bugün Türkiye şartlarında katlandığı yüksek maliyeti dünyanın çeşitli ülkelerinde daha uygun maliyetlerle çözebilmek çok da zor bir süreç oluşturmuyor.

Tüm bu maddeler perspektifinde şirketlerin;

  • Satış ağının genişletilmesi
  • İnsan Kaynaklarının Verimliliği
  • Üretimin Verimliliği
  • Ve en önemlisi nakit akışının döviz üzerinden desteklenmesi

noktalarında Dijital Dönüşüme ihtiyaçları var.

Bunu sağlayabilen şirketler önümüzdeki döneme çok daha aydınlık bir şekilde bakacaklardır. Aksi durumda 2019’daki global yavaşlama, 2020’deki ABD seçimlerinin yaratabileceği olası döviz krizleri ve ticaret savaşlarının oluşturacağı problemler küçük büyük demeden bir çok şirketi batma noktasına getirebilir.

Dijital Dönüşüm’ün Dijital İletişim ile aynı olmadığını, Facebook’ta sayfa açarak dijital dönüşüm sağlanmayacağını ve çok da büyük yatırımlar yapmadan dijital dönüşümde adım atılabileceğini bilmenizi isterim.

İhracatı artırmanın şirketlerin devamlılığını sağlayacağı gibi Türkiye’ye de çok büyük katkıları olacaktır.

 

 

Görsel Kaynak : https://gulfbusiness.com/wp-content/uploads/2017/07/Sme-technology-businesses-building.jpg

Önceki İçerik Sonraki İçerik

Yorum Yok

Yorum Bırak

%d blogcu bunu beğendi: