Browsing Category

Hayat

Hayat

Doğru cevap mı, doğru soru mu?

Başta iş hayatı olmak üzere hayatımızın tüm alanlarında doğru olduğuna inandığımız çoğu şeyin zaman geçtikçe yanlış olduğunu görüyoruz. Ya da hayat bize yanlış olduğunu da gösteriyor diyebiliriz.

Peki sıkıntı nerede? Doğru olduğuna inandığımız şeylerin yanlış olduğunu o an nasıl göremiyoruz?

Bana göre sıkıntı “doğru soruları soramamamızdan kaynaklanıyor”. Soruyu yanlış sorduğumuzda da cevap doğru olsa bile sürecin sonunda yanlış noktaya ulaşıyoruz.

Bu konuyu Ahmet Durul hocamdan dinlediğim bir hikaye ile anlatmak istiyorum; (Örnekte ayakkabıcıyı kendimiz olarak düşünelim)

Ayakkabıcı: Bu sene daha fazla ayakkabı satmak istiyorum.

Soru : Nasıl satabilirim?

Cevap : blablablabla….

Peki hiç düşündünüz mü, ayakkabıcı neden daha fazla satış yapmak istiyor olabilir?

Bunu genelde ayakkabıcı (yani biz) da kendine sormuyor..

Gelin şimdi nedenleri sorgulayarak sorularımızı soralım;

Ayakkabıcı: Bu sene daha fazla ayakkabı satmak istiyorum.

Soru: Neden daha fazla satış yapmalıyım?

Ayakkabıcı: Daha fazla kar etmek için.

Soru: Neden daha fazla kar etmeliyim?

Ayakkabıcı: Daha iyi bir hayata sahip olmak için.

Soru: Neden daha iyi bir hayata sahip olmalıyım?

Ayakkabıcı: Şu anki hayatımdan mutlu değilim.

 

Dilerseniz soruları daha da uzatabilirsiniz, ancak şu anki durumdan devam edersek, ayakkabıcının asıl sorunu “hayatından mutlu olmaması” . Ve belki de bunun çözümü “ayakkabı dükkanını kapatıp, küçük bir köye yerleşmesi”

Eğer ilk sorumuz “nasıl daha fazla satabilirim” üzerinden ilerleseydik, seneye belki daha fazla ayakkabı satılacaktı ama ayakkabıcı halen mutsuz olacaktı.

Sonuç olarak okul hayatımız boyunca bize hep “doğru cevabı bulmak” öğretilmiş olsa da asıl maharetin “doğru soruyu sormakta” olduğunu düşünüyorum. Bu durum bize hiç öğretilmediği için zorlansak da hayatımızın her alanında cevaptan çok soruya önem vermeliyiz.

 

 

 

Hayat

Hayırdır dostum, nereye yetişiyorsun?

Hiç düşündünüz mü bilmiyorum,

yıllar yıllar önce teknoloji henüz bu kadar gelişmemişken,

işler bugünkünden çok çok daha yavaş ilerlerken,

iletişim hızı bugüne kıyasla sıfıra yaklaşırken,

ulaşım zor ve uzunken,

insanlar daha çok;

birlikte vakit geçiriyor,

sohbet ediyor,

yardımlaşıyor,

gülümsüyordu.

 

Peki bugün ulaşım ve iletişim inanılmaz hızlı ve kolayken NEDEN;

hiçbir şey yetişmiyor?

gün geçtikçe birbirimize daha az vakit ayırıyoruz?

daha fazla stresli, daha az mutlu, daha az güleryüzlüyüz?

daha yorgunuz?

işler bitmiyor?

 

Cevabı çok basit ve tek bir cümle;

İnsan doyumsuz bir varlık. 

 

Peki bu doyumsuzluğun sonucu ne?

Kısacık ömrün, koşuşturmacalarla hızlı bir şekilde tüketilmesi.

 

Eğer siz de son zamanlarda sıkça “hiç vaktim yok” cümlesini kullanıyorsanız, durun ve düşünün.

 

Bu hayattaki her şeyin tekrarı var, her istediğinizi yeniden yaşayabilirsiniz ama bu hayatı yeniden yaşamanız mümkün değil.

 

Kısacık ömrünüze gereken değeri verin ve doya doya yaşayın, koşa koşa değil!

Couple Watches the Sunset at Oceanside - September 20, 2012

 

Hayat

Değişim

Her an, her saniye, her dakika.. herşey değişirken.. Hala uzun planlar mı yapıyorsun?

Yaptığın planlar, kurduğun hayaller….Hiçbir şey istediğin gibi olmayacak!

Herşey ya daha iyi ya da daha kötü olacak! Ama kesinlikle herşey planladığın gibi olmayacak! Plan yap, hayal kur, hedeflerin olsun, heyecanlı ol…ancak bunlara bağlanma…bugünü unutma..bugünü terk etme..O an bulunduğun anı yaşa.

Gelecek kaygılarının ve geçmiş yaşanmışlıklarının yaşadığın o anı bozmasına izin verme.

Ahmet Durul hocadan bir son söz; Her şeyi garantiye almakla herşeyi oluruna bırakmak aynı şeydir. Her şeyi oluruna bırakırsan hiç bir şey ters gitmez.

Bu yazıyı okuyan sevgili ziyaretçime son sözüm ve tavsiyem; Herşeyi oluruna bırak ve bulunduğun anı yaşa…

Hayat

Bardağı Yere Bırakın, Düşsün!

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu:

– “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”

– ’50 g’ , ’100 g’ , ’125 g’ diye öğrenciler yanıtladı.

– “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem. Ama benim sorum şu ki: ‘Bu bardağı birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?’ dedi Profesör.

– “Hiçbir şey” diye yanıtladı öğrenciler.

– “Tamam, peki bir saat boyunca tutsaydım ne olurdu?” diye sordu Profesör bu kez…

– “Kolunuz ağrımaya başlardı efendim” diye öğrencilerden biri yanıtladı.

– “Haklısın, peki şimdi ben bir gün boyunca tutsam ne olurdu?” diye sorusunu yineledi Profesör.

– “Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!” diyerek kendi cevapladı.

… Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler.

Profesör:

– “Peki, tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sordu.

– “Hayır” diye hep bir ağızdan yanıtladı öğrenciler.

– “Peki, o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?” diye sorarak öğrencilerinin kafalarında bir soru işareti yaratmak istedi.

Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.

Ardından Profesör:

– “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?” diye farklı bir soru yöneltti.

Bir Öğrenci:

– “Bardağı bırakın düşsün!” diye yanıtladı.

– “Kesinlikle!” dedi, Profesör.

Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsünüz, başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünürseniz, artık sizi bitirmeye ve hiçbir şey yapamamanıza neden olur.

Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir; fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi).

Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!

Hayat

Başarı, mutluluk, doğru adım atmak

Şimdiye kadar ki tecrübelerime dayanarak hayatta ve özellikle iş hayatında başarılı ve mutlu olabilmek için atılması gereken “bana göre” doğru adımları yazmak istedim;

Benim uyguladığım metodlardan bir kısmı;

– Her zaman planlı yaşayın

– Hızlı karar verin, hiç bir zaman kararsız kalmayın ya da karar süreniz uzun olmasın

– Planlarınızı hemen uygulamaya geçirin, vakit kaybetmeyin

– Farklılaşın, hiç kimsenin gitmediği yerlere gidin.

Hiç kimsenin yapmadığı şeyler yapın..

– Cesur olun, farklı adımlar atmaktan korkmayın, zorluklar sizi yıldırmasın.

– Bulunduğunuz ortamlarda sizi bir adım öne çıkaracak herhangi bir özelliğiniz olsun. Bir çok konuda bilginiz olsun ama bir konuda en iyi olmaya çalışın. (Herhangi bir şarkıcının tüm şarkılarını bilin ya da herhangi bir alanda uzmanlaşın)

– Fedakarlık yapın. Mutlu ve başarılı olabilmenin yolunda ilerlerken fedakarlık yapmaktan kaçınmayın. (500 TL kazanacağınız bir işe giderken, 10 Tl taksi parası vermekten çekinmeyin, motivasyonunuzu üst düzeyde tutun) (Sevdiklerinize vakit ayırın gerekirse tüm işlerinizi, randevularınızı iptal edin)-

– Motivasyonunuzu sürekli en üst düzeyde tutmaya çalışın, bunun için çaba gösterin. Motivasyonunuz olmadığı zamanlarda aynı konu üzerinde uğraşmayın, farklı şeyler yapın.

– Planlarınıza uyup uymadığınızı takip edin.

– İlerlemenizi raporlayın.

– Başarısız olduysanız, bunu kabul edin, yanlışlarınızı bulup, düzeltmeye çalışın.

– Hiç bir zaman, hiç bir konuda mazeretlere sığınmayın, yanlışlarınızı kabul edin

– Başarılı olduysanız, bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır.

– Kendinizi herşeyin üstünde görmeyin

Hayat

İki Şey

İki şey ‘Kalitesiz İnsan‘ın özelliğidir:

1- Şikayetçilik

2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:

1- Bakış açısını değiştirmek

2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller:

1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek

2- Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür :

1- Demagoji (Laf kalabalığı)

2- Kendini ağıra satmak (övmek , vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar:

1- İradeye hakim Olmak

2- Uyumlu Olmak

İki şey ‘Ekstra Değer’ katar:

1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak

2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey geri bırakır:

1- Kararsızlık

2- Cesaretsizlik

İki şey kaşif yapar:

1- Nitelikli çevre

2-Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:

1- Baskın yeteneği bulmak

2- Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır:

1-Ustalardan ustalığı öğrenmek

2- Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:

1- Niyetin saf olması

2- Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır:

1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak

2- Hayata ve her şeye yeni (özgün , orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller:

1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)

2- Felakete odaklanmış olmak

İki şey çözüm getirir:

1- Tebessüm (gülümseme)

2- Sükut (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:

1- Anne

2- Baba

İki şey geri alınmaz:

1- Geçen zaman

2- Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir:

1- Sevgi

2- Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:

1- Nefes alabilmek

2- Nefes verebilmek”

Allah , iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır””Yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için…

Allah’ı kullanırlar.

“” Giordano Bruno (….. – 1600) ”

/// ALINTIDIR///