Alan Turing, ‘Makineler düşünebilir mi, sorusunu önermeyi düşünüyorum’ diyerek başladığı Computing Machinery and Intelligence makalesinde, çoğumuzun ünlü filmin adından hatırlayacağı Turing Testi’ni (The Imıtation Game) ortaya atıyor. Alan Turing’in 1950’de yayınladığı bu makalede yazdıkları ise hem bugünkü bilgisayarların hem de yapay zeka algoritmalarının temeli!

Linkedin Grubumuza Katılın, Güncellemeleri Takipte Kalın : https://www.linkedin.com/groups/12250481/

Turing Testi Nedir?

Turing Testi; bağımsız bir gözlemcinin görmediği ama etkileşim kurduğu bir insan ve bir makine arasında hangisinin insan hangisinin makine olduğunu ayırt edememesidir. Eğer gözlemci farkı ayırt edemezse o makine zekidir ve Turing Testi geçilmiş olur.

Yapay zeka algoritmalarının insanlar gibi düşünebilmesi için öncelikle insanlar gibi öğrenebilmesi gerekir. Algoritmaların öğrenmesi ise Machine Learning (Makine Öğrenmesi) dediğimiz kavrama bağlı. Makine öğrenmesi derken tam olarak kast edilen nedir? Makine öğrenmesi, yazılımların açık bir şekilde kodlanmadan büyük datalardan anlamlı analizler ve tahminler çıkartabilmesidir. Yapay zekalarda artan makine öğrenmesi, Turing’in ayırt ettiği gibi zayıf yapay zekaları kuvvetli yapay zekalara dönüştürür. Kuvvetli yapay zekalar da, günümüzün en büyük karmaşası Big Data problemine insanlardan daha hızlı ve daha etkili çözümler geliştirebilirler.

İnsanlık Hakkında Büyük Dataları Çok Hızlı Öğrenme ve Öğrenilen Bilgiyi İşleme Yetisine Sahip Olan Yapay Zekalar

İnsanların distopyalarını oluşturan nokta da tam olarak yukarıdaki cümlede saklı. Yapay zeka insanlar gibi düşünebilirse, insanlar gibi hissedebilir ve kendisine verilen görevden öte ahlak yargıları üretebilir mi? Bir diğer soru, yapay zekalar aşık olabilir, insanlık ırkına nefret besleyebilir ya da dünyanın yönetimine el koymaya kalkışabilir mi? Yapay zeka, iş dünyasında birçok insanın yerini alarak milyonlarca insanı işsiz bırakabilir mi?

İnsanların yapay zekaların geleceği hakkında endişeleri her gün başka sorular doğuruyor. Endişelerini kamuyla paylaşan ünlü isimler de var. Bunlardan biri, yapay zekalar için ‘medeniyetin karşı karşıya kaldığı en büyük risk’ diyen Elon Musk. Bill Gates ve Stephan Hawking de kamuyla endişelerini paylaşan isimler arasında. Hawking, ‘yapay zekalı makineler insan ırkının sonunu getirebilir’ derken; Bill Gates, yapay zekalara ithafen insanların neden korkmadığını anlayamadığını söylemişti.

Yapay Zekalar Üzerine Üretilen Distopyaların Kaynakları

Yapay Zeka ve Basın

Bugün yapay zekalar birçok alanda kullanılmaya başlandı. Sanayiden eğitime, hizmet sektöründen eğlence sektörüne kadar yapay zekalara rastlayabiliyoruz. Ve hatta, televizyonlarda spiker olarak! Geçtiğimiz yıl Çin, Şinhua Haber Ajansı’nın sunucularından Jang Jao’nun sesi ve görüntüsünü baz alarak hazırladığı ilk yapay zekalı spikeri tanıtmıştı. Yapay zeka, promptere yazılan her yazıyı okuyabiliyor. Peki ya bir gün, yapay zekalar ulusal televizyonlarda promptere yazılan yazıları değil de kendi karar verdikleri yazıları okursa?

 

Yapay Zeka ve Sanat

Sadece televizyonlarda değil, insana özgü olarak algıladığımız sanat üretiminde de geçtiğimiz yıl yapay zekanın adı duyuldu. Edmond Belamy’nin Portresi adlı çalışma, bir yapay zeka algoritması tarafından üretildi ve 432 bin dolara alıcı buldu! Bu yapay zeka algoritması 14. ve 20. Yüzyıllar arasında üretilen 15 bin portrelik veri tabanına sahipti. Algoritma portreyi üretmek için veri tabanındaki portreleri kullandı ve resimleri birbiri ile karşılaştırdı. Bu karşılaştırmalar sırasında resimleri değiştiren algoritma, artık bir değişiklik saptayamadığında ise resme son halini verdi. Bu satış yapay zekaların sanat piyasasında da önemli bir yere sahip olabileceğini gösterdi. İnsan duygularının en derin alanı olan sanatı domine eden yapay zekalar, insan varlığının derin kökenlerine inebilir mi?

 

Yapay Zeka ve Analiz Yeteneği

Yapay zeka, insanlığın ürettiği bir çok alanda üretip, insan öğrenmesini birebir taklit edebiliyor. Hatta daha şimdiden insanların yapay zekalar ile beraber kaldığı veya yenildiği anlara şahit oluyoruz. Amerikalı teknoloji devi IBM tarafından tasarlanan yapay zeka tabanlı bilgisayarı Project Debater’ın münazarada internet bağlantısı olmadan bir insan ile berabere kalması gibi. Project Debate insanlarla konuşmak ve argümanlar üretmek üzere tasarlanan yapay zeka tabanlı bir bilgisayar. Geçtiğimiz yıl, Project Debate internete bağlı olmadan veri tabanındaki bilgilerle rakipleri karşısında argümanlar üreterek berabere kaldı. Yani yapay zekalar insanlar gibi karar almak için analiz yeteneklerini kullanabilir durumdalar.

 

Yapay Zekaların Ülke Vatandaşı Olması

Tüm bunlar olurken, Japonya’da bir yapay zeka vatandaş oldu. Vatandaş olan yapay zeka Shibuya Mirai, 7 yaşında bir erkek çocuk. Fiziki varlığı olmasa da ünlü mesajlaşma uygulaması Line üzerinden kendisine ulaşılabiliyor. Yani, yapay zekalar bizim gibi ülke haklarından yararlanabilen vatandaşlar olabiliyorlar.

 

Yapay Zekaların İnsan Görünümü Oluşturabilmeleri

Resim yapan, şiir yazan, münazarada insanlarla yarışan, ölüm tarihinizi tahmin edebilen yapay zekalar geliştikçe, insanın var oluşuna yakın bir yere doğru evriliyorlar. Yapay zeka gelişmeye devam ederken, hiç var olmamış insanlar üreten yapay zeka, gündemdeki endişeleri daha da alevlendirdi. Datagrid adlı girişim, yapay zeka kullanarak gerçeğinden ayırt edilemeyen insanlar oluşturuyor. Yapay zekanın oluşturduğu insanlara videodan göz atabilirsiniz.

Yapay Zekaların İnsan Yetkinliklerine Ulaşması

Yapay zekalar insan seviyesinde düşünebiliyor, analiz edebiliyor, iletişim kurabiliyor ve öğrenerek üretebiliyor. İnsan ırkına ait, kreatif yaklaşım, mantık yürütme, sanatsal estetik de yapay zekaların derin öğrenme yoluyla kavrayabildiği şeyler haline gelmiş durumda. Üstelik yapay zekalar, yukarıdaki gelişmelerde de okuduğumuz gibi, vatandaşlık alabiliyor ve fiziksel görünüm oluşturabiliyorlar. Telefonlarımızın kameralarından, devletlerin güvenlik işlerine kadar birçok alanda yapay zekalar kullanılıyor. Oxford ve Yale Üniversitesi’nden uzmanların yaptıkları çalışmalara göre de önümüzdeki 50 yılda yapay zekalar milyonlarca işin üstesinden gelebilecek. İşleri hallederken aynı zamanda diğer yetenekleri de gelişecek.

Yapay Zekalar ve Yönetim

Önümüzdeki yıllarda insanlardan daha zeki olacağı söylenen yapay zekalar, insan ırkına karşı girişecekleri bir mücadeleyi kazanabilecekler mi? Yapay zekalar şirketlerin yönetimi hakkında daha isabetli kararlar alabilecekleri için büyük şirketlerin CEO’ları olabilirler. Ayrıca devlet başkanları, yöneticiler, askeri stratejiyi oluşturanlar da yapay zeka algoritmaları olabilir. Neden mi? Çünkü, yapay zekalar, insanlara göre daha uzun süreler iş yapabilme becerisine sahip olacak. Hatırlama becerileri insanlardan daha yüksek olacak ve karar alma süreçlerinde daha çok datayı eş zamanlı işleyebilecekler. Küçük bir örnek için Netflix’te yayınlanan Love, Death and Robots serisinde yoğurdun ülke yönetimini ele geçirdiği bölüme bakmak isteyebilirsiniz.

Ve Sonuç: Yapay zekalar öldürmeye programlanırsa?

Yapay zekalar dünyayı hızla yok eden insan ırkına karşı kin besleyebilir mi? Yapay zekalar gün geçtikçe ve duyguları geliştikçe onlara öğretilmeyen hisleri de tanımaya başlayacaklar. Tıpkı bir çocuğun duyguları öğrenmesi gibi. Onlar duyguları öğrendikçe, evlerini, yani dünyayı, bizim kadar sahiplenmeye ve zarar verdiğimiz dünyayı korumak için bizden kurtulmaya karar verirlerse neler olur?

Bu konuda söylenen şeyler, yapay zeka ve insanlar arasında bir ırk savaşı başlayacakmış izlenimini uyandırıyor. Tüm filmlerdeki ortak anlatılar da buraya işaret ediyor! Yapay zekalar gelişip diğer yapay zekalarla iletişim kurarsa, dünyada yeni bir ırk oluşmaya başlayabilir. Oluşan yeni yapay zeka ırkı da dünyanın düzenine uygun olarak, elbette kendi çıkarlarını düşünmeye başlayacaktır.

Yukarıdaki tüm örneklerde olduğu gibi, yapay zekaların gelişimi, insan ırkının da yol haritasını çizecek ve distopyaların doğruluğunu da bize zaman gösterecek.