Bugün iş dünyasına yönelik kongre ve konferanslarda dijital dönüşümün sık olarak konu alındığını görüyoruz. Son yıllarda, Türkiye’de iş dünyası dijital dönüşümü bir hayli ciddiye alıyor gibi görünüyor. Neredeyse herkes dijitalleşmeden bahsediyor. Uygulamaya gelindiğinde ise, aslında konuştuklarımızın çok gerisinde olduğumuzu görüyoruz, mesela çalışanlara bir Excel eğitimi aldırmak dijitalleşme yatırımı olarak görülebiliyor.

Linkedin Grubumuza Katılın, Güncellemeleri Takipte Kalın : https://www.linkedin.com/groups/12250481/

Her ne kadar ülkemizde henüz dijitalleşme üzerinden rakiplerine fark atarak büyük başarılar yakalayan şirketler olmasa da, çok yakın bir gelecekte, dijitalleşmeyenin ayakta kalamadığı bir dünya bizleri bekliyor olabilir. Özellikle KOBİ’ler için bir fırsat olarak görülebilecek dijital dönüşümde, KOBİ’lerin genellikle başarısız olduklarını görüyoruz. Bu yazıda KOBİ’lerin neden dijital dönüşüm süreçlerinde daha az yol aldıklarını detaylı olarak inceleyeceğiz.

Dijital Dönüşüm Nedir?

Dijital dönüşümün ne olduğunu anlatabilmek için aslında neden hayatımıza girdiğine bakmak gerekiyor. Herkesin duyduğu bir kavram: Endüstri 4.0. Bu kavramın ortaya çıkışı, Çin gibi nüfusu çok fazla olan ülkelerin ucuz iş gücü ile çok sayıda üretim yaparak maliyetleri başkaları için rekabet edilemeyecek düzeye düşürmesi ile ilgili. Batı ülkeleri ayakta kalmak için ya Çin’in yaptığını yapmak zorunda ya da insan faktörünü süreçlerinden olabildiğince çıkarmak durumunda. Nüfusu az olan batı ülkelerinin bu durumla rekabet edebilmesinin tek yolu, dijitalleşme, yani yeterince insan olmadığı için, insanların yaptığı işlerin bilgisayarlar tarafından yapılması.

Bu yüzden dijital dönüşüm dendiğinde bir şirketin üretim, pazarlama, satış, ar-ge, insan kaynakları ve hatta teknik bakım gibi aslında tüm süreçleri kastediliyor. Yani insana olan gereksinimi azaltarak, maliyetleri düşürmek önemli amaçlardan biri. Aynı zamanda dijitalleşme; süreçlerde mükemmelleşmeyi ve özelleştirilmiş üretim yapılması gibi avantajları da beraberinde getiriyor ki kişiye özel üretim Çin’in düşük maliyetle yapmayı başaramadığı şeylerden biri.

Hata: Dijital dönüşümü sosyal medya iletişimi ve web sitesi gibi araçlara indirgeyerek pazarlama fonksiyonunun içine hapsetmek

Dijital dönüşümün ne olduğunun tam olarak anlaşılamaması aslında dijital dönüşümün sunabileceği fırsatları da göremememize yol açıyor. Dijital dönüşümü sosyal medya iletişimi ya da web sitesi ile sınırlayan bakış açıları, dijital dönüşümü pazarlama fonksiyonunun içine sıkıştırıyor. Oysa birçok üretici tarafından yıllardır kullanılan yazılımlara bugün baktığımızda, müşteriye ürün önerilmesi, satışın yapılması, siparişin alınması, üretim ve lojistik gibi birçok detayın artık insan faktörünü devreden çıkararak yapılmasının mümkün olduğunu görüyoruz. Üstelik bu yazılım firmalarının geleceğe yönelik de çılgın denilebilecek projeleri bulunuyor.

Bu yüzden dijital dönüşümü yalnızca pazarlama fonksiyonuna hapsetmek ya da sosyal medya ve web siteleri ile sınırlamak KOBİ’lerin büyük resmi kaçırmalarına neden oluyor.

 

KOBİ’ler İçin Dijital Dönüşümde İnsan Faktörü

Dijital dünya Türkiye için çok yeni sayılabilir. Belli bir yaşın üzerindeki kişiler, hayatlarının çoğunu bilgisayarların olmadığı bir dünyada geçirdiler. Dijital dünyaya en hakim olanlarsa dijital dünyanın içine doğanlar. Dijital dünyaya doğanlar, eğer girişimcilik yapıp da kendi şirketlerini kurmadılarsa, henüz yöneticilik pozisyonuna gelecek kadar uzun süre çalışmadılar. Yani kısacası yöneticiler, dijital dünyaya uzak. Onlara bu dünyanın sunabileceklerini anlatacak uzman sayısı ise az. Dijital dünyaya doğanlar henüz iş dünyasını öğrenmediler, yöneticiler ise henüz dijital dünyaya adapte olamadılar. Bu yüzden KOBİ’ler dijitalleşme konusunda zorlanıyorlar.

Eksik: Yöneticilerin dijital dünyaya hakim olmaması, bu açığı giderek uzmanların yetiştirilememesi

Dijital dünyanın bir diğer özelliği ise sürekli değişim içinde olması. Her geçen dakika yeni bir yazılım geliştiriliyor. Hal böyle olunca bu hızı yakalayabilecek uzman ve danışmanların sayısı da fazla değil. KOBİ’lerin bu uzman ve danışmanlara ulaşmak için çaba sarf etmesi gerekiyor.

KOBİ’lerin dijital dönüşüm sürecinde insan faktörüyle ilgili karşılaştıkları en büyük sorunlardan bir diğeri de, teknik süreçler inşa edilirken, süreç içerisindeki insanların adaptasyon ve eğitiminin atlanması. Dijital dönüşüm tüm şirketi ilgilendiren bir yapı olarak ele alındığında, aslında bu sorunun da ortadan kalkması mümkün. Yani süreçler dijitalleşirken, çalışanlar da o dijital dünyaya uygun teknik bilgi ve yetkinliklerle donanıyor olmalı. Böyle olmadığı takdirde dijitalleşen süreçleri yönetmek zorlaşıyor, hatalar artıyor ve çalışanlar yaşadıkları sorunlardan “dijitalleşmeyi” sorumlu tutuyor. Bu da elbette şirket içinde direnç yaratıyor, dijitalleşme sürecinin verimli olacağına dair inanç azalıyor. Eğer şirket içinde geçmişte başarısız bir dijital dönüşüm süreci yaşanmışsa, insanları yeni bir dönüşüme ikna etmek daha zor olabilir. Bu nedenle dijital dönüşümü hedefleyen KOBİ’lerin bu süreci doğru yönetmesi, tüm şirkete yayması ve insanları gerekli teknik bilgi ve yetkinliklerle donatması şart.

Hata: Dönüşüm sırasında teknik süreçler inşa edilirken, süreç içerisindeki insanların adaptasyon ve eğitiminin atlanması.

Dijital dönüşümden kimin ya da kimlerin sorumlu olduğunun bilinmemesi de bir diğer etken. Dijital dönüşüm sırasında, yeni ekipler kurmak, bu ekiplerin görev tanımlarına dönüşümle ilgili görevlerini de ekleyerek şirket içinde farkındalık yaratmak KOBİ’ler için dijital dönüşüm sürecini kolaylaştırabilir.

 

Dijital Dönüşümde Tasarım

Dijital dönüşümdeki en önemli adımlardan biri, süreç tasarımıdır. Diyelim ki ayda yaklaşık 100 eğitim veren ve 10 eğitmenle çalışan bir danışmanlık şirketisiniz ve operasyon süreçlerinizi dijitalleştirmek istiyorsunuz. Böylece operasyondan sorumlu kişinin iş yükünün azalmasını, süreçte insana bağlı hataların minimuma inmesini hedefliyorsunuz. İlk yapmanız gereken, operasyondaki kişinin bir eğitimi nasıl planladığını anlamak, yani süreci çıkarmak. Süreci çıkardıktan ve optimize ettikten sonra ancak sizin için uygun yazılımı tasarlayacak şirketlerle iletişime geçmelisiniz.

Hata: Yazılım şirketlerinin standart yazılımları ile ilerlemek, dijital dönüşüm süreciniz için yetersiz kalacaktır.

Dijital dönüşümü bir yolculuk gibi ele almak gerekir. Belli aşamalar koymadan büyük giriş maliyetleri olan süreçler dizayn edilmesi risklidir. KOBİ’ler unutmamalılardır ki, şirket içindeki olumsuz bir dijital dönüşüm deneyimi, ondan sonra gelecek dönüşüm süreçlerini de olumsuz etkileyecektir.

Her şirketin her süreci dijital dönüşüme uğramak zorunda değildir. Her fonksiyon buna uygun olmayabilir ya da henüz zamanı gelmemiş olabilir. Dijital dönüşüm sürecinde şirket ihtiyaçlarının, sorunlarının ve verimsiz yerlerin doğru tespit edilmesi gerekir, aksi halde boşuna yatırım yapılıyor olabilir.

KOBİ’ler olarak dijital dönüşüm ile ilgili hizmet alırken, ROI ve maliyet – geri dönüş hesaplamaları yapılmasını istemelisiniz. Aksi halde yanlış fonksiyon ya da süreçlere yatırım yapar ve bunun farkında bile olmayabilirsiniz.

Çevresel Faktörler

Hata: Ekonomik belirsizlikler yüzünden yatırım yapmamak

KOBİ’lerin dijital dönüşümde başarısız olmalarının en önemli nedenlerinden biri de, ülkemizdeki ekonomik belirsizlikler ve yöneticilerin yeni yatırımlara karşı isteksiz olması. Aslında risk almadığımız için risk aldığımız bir noktadayız çünkü dijitalleşme dünya çapında çok hızlı gelişiyor ve yayılıyor. KOBİ’ler bir sabah uyandıklarında ürettikleri bir ürün ya da sundukları bir hizmetin artık gereksiz olduğunu ya da çok daha ucuza başkaları tarafından kolaylıkla sunulduğunu görebilirler. Türkiye’de henüz dijital dönüşüm rekabette rahatsız eder bir boyuta ulaşmadığı için şimdilik sorun yok gibi görünüyor, fakat bu her zaman böyle kalmayacak. Dijital dönüşüm süreçlerinde gerekli olan çalışmalar yerine PR niteliğindeki popülist süreçlere yatırımların yapıldığını görmek de oldukça yaygın ve bu da KOBİ’lerin dijitalleşme konusunda başarısız olmalarının nedenlerinden biri.

Yukarıda belirtilen tüm faktörler, Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’leri yakından ilgilendiriyor. Bugünden dijital kültüre ayak uyduran KOBİ’er ise yarın ayakta kalabilme şanslarını arttırıyorlar.