Browsing Category

Dijital

Dijital, Genel

Dijital Pazarlama Stratejisi Nasıl Oluşturulur?

Dijital pazarlama stratejisi oluşturmak, genel olarak markanın sosyal medyadaki takipçi sayısı, izlenme ve etkileşim sayıları, rakiplerine göre üstünlüğü gibi maddeler üzerinden sayısal olarak hazırlanan bir dosya olarak görülüyor. Bu kadar sayısal ve basit bir strateji mantığı ile; sosyal medyada marka kimliğinden çok uzak çalışmalar karşımıza çıkıyor. Oysaki dijital pazarlama stratejisi online ve offline için farklı stratejilere sahip olmak değil, markanın halihazırdaki kimliğinin dijitale entegre edilmesi ve dönüşümünün sağlanması demektir. Yani bu strateji insan, süreç ve teknoloji kavramları üzerine yatırım yapılması ile markanın dijital dönüşümünün sağlanmasını kapsar.

Yapılan son araştırmalar, işletmelerin dijital iletişim sürdürdüğünü, ancak çoğunluğunun stratejisi olmadığını gösteriyor.

Dijitalde marka stratejiniz olmadığı durumda çeşitli sorunla karşılaşmanız muhtemel;

Dijitalde sürdürülebilir iletişim oluşturmak: Dijitalde stratejik hedefleriniz olmadığı durumda iletişiminiz için kaynak oluşturmanız, iletişiminizi ölçümlemeniz ve değerlendirmeniz, “yarın/bir hafta sonra/bir ay sonra ne yapacağız” sorusunun cevabını bulmanız güçtür.

Online hedef kitlenizi tanımak: Dijitalde dinamikler, kullanıcı profili ve davranışları geleneksel kanallardan farklıdır. Dijitalin “müşteri profilini en iyi şekilde ölçümleyebilen kanal” olduğu söylenir. Bu sadece Google Analytics, sosyal medya istatistikleri gibi araçlarla ölçümlemenizi değil, zayıf noktalarınızı görerek buna uygun kararlar almanızı da sağlar.

Pazar payında rakipler ve butik rakipleri bilmek: Eğer dijital iletişime yeterli ve doğru kaynak ayırmıyorsanız rakiplerinizin buradaki faaliyetleri sizin pazar payınızdan alabilir.

Müşterilerinize değerli bir şeyler/farkınızı sunmak: Açıkça tanımlanmış değerleriniz, müşterilerinizin başta sizinle etkileşim sağlamasını, daha sonra sadık birer müşteriye dönüşmesini sağlar.

Maliyet optimizasyonunu doğru kurgulamak: Dijitalde stratejiniz olmadığı durumda yeterli kaynak sağlasanız bile paranız boşa gidebilir. Maliyetleriniz yüksek, hedef kitleniz yanlış olduğu durumda sadece para harcamış olursunuz.

Dijitalin dinamiklerine uyum sağlamak: Dijitalin dinamiklerine uyum sağlamak, sosyal medyada iletişim sürdürmekten çok farklıdır. Teknolojiyi takip edip, uygun araçları markanıza entegre etmek için sizin de dinamik bir yapı ve stratejide olmanız gerekir.

Ölçümleme ve değerlendirme yapmak: Bir web sitesi olan şirketlerin Analytics gibi ölçümleme araçları olmalıdır. Ancak markalarda bu istatistikleri inceleme, içgörü çıkarma ve buna uygun hareket etme konusunda eksikler bulunuyor. Dijital iletişim stratejisi, temel bilgileri doğru şekilde anladıktan sonra site deneyimi, sosyal medya iletişimi, marka algısı gibi konularda sürekli iyileştirme yapabilmeyi sağlar.

 

Dijital pazarlama stratejisinin gerekliliğini kavradıktan sonra nasıl oluşturabileceğiniz hakkında ipuçlarına sahip olmanız gerekir.

1. Dijital Stratejiyi Yönetmek için Yapınızı Tanımlayın

Dijital strateji oluşturma ve uygulama sürecinde nereden başlayacağınızı bilmek en zor şeydir. Bu süreçte SOSTAC planlaması oldukça faydalı olacaktır.

* SOSTAC planların oluşturulması ve uygulanmasına yönelik bir planlama sürecidir. Situation, Objectives, Strategy, Tactics, Action ve Control kavramlarından oluşturulmuştur. Dave Chaffey ve Paul Smith tarafından dijital pazarlamaya uyarlanmıştır.

Situation / Durum Analizi: “Şimdi neredeyiz” anlamına geliyor. Çevrimiçi pazardaki müşteriler, rakipler ve aracılar dahil olmak üzere dijital kanallara özel bir SWOT analizi hazırlanmasını kapsar.

Objectives / Hedefler: “Nerede olmak istiyoruz” anlamına geliyor. Dijital kanallar için satış hacmi, maliyet tasarrufları gibi sayısal verileri içerebilir.

Strategy / Strateji: “Oraya nasıl gideceğiz” sorusunun cevabını veriyor. Hedeflere nasıl ulaşılacağını özetler.

Tactics / Taktikler: Dijital iletişim araçlarının kullanımını tanımlar. Dijital iletişim, sosyal medya platformlarının seçimi, web sites kullanımı, e-crm bu madde altındadır.

Actions / Eylemler: Dijital dönüşüm yönetimi ve proje yönetimi becerilerini ifade eder. Strateji ve taktiklerinizi uygulama oranınızla ilgilidir.

Control / Kontrol: Stratejik ve taktik hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını değerlendirir. Verilerin kullanılarak geliştirme ve iyileştirme önerileri sunar.

 

2. Vizyon, Hedef ve KPI’larınızı Tanımlayın

Gelecek vizyonunuzu ve dijital pazarlamaya yönelik hedefinizi geliştirirken, sayısal hedeflerinizi net olarak belirlemeniz, performansı gözden geçirmek için farklı düzeylerde ölçümleme araçlarını kullanmanız faydalı olacaktır. Sosyal medya hedefleri, web sitesi hedefleri, satış hedefleri gibi birçok hedef için farklı araçlar bulunuyor.

Ayrıca biriminizdeki farklı kişiler için farklı hedefler belirlemeniz önemlidir. Örneğin, yöneticiler, sayfadan çıkma oranları veya bekleme süreleri gibi tüm verilerle ilgilenmez, ticari sonuçlara bakarlar. Ancak, bir reklam sorumlusu için “AdWords” kampanyasının etkinliğini ölçmek, açılış sayfası deneyimine bağlıdır.

Hedeflerinizi belirlerken aşağıdaki kriterleri göz önüne alabilirsiniz;

  • Satış hedefleri: Online mağazanız varsa bu kanaldaki satışlar için hedef koyabilir, ya da offline mağazalarınız için lokasyon bazlı hedefler belirleyebilirsiniz.
  • Müşteri ilişkileri hedefleri: Dijital kanallar sadece satış kanalları değildir. Kitlenizle iletişim kanalı olarak öne çıkarlar. Bu nedenle kitlenizle olan etkileşiminiz için de hedefler belirlemelisiniz.
  • Çevrimiçi müşteri hizmetleri hedefleri: Şirket web sitesi ve sosyal medya hesapları, müşterilerin soru sormak ya da şikayet etmek için gidecekleri yerlerdir. Bu nedenle, müşteri hizmetlerinde ne kadar iyi olduğunuzu değerlendirmek ve iyileştirmek için müşteri memnuniyeti hedeflerine ihtiyacınız vardır.
  • Maliyet tasarrufu sağlayan hedefler: Dijital maliyetlerini düşürmek elinizdeki bütçe ile daha fazla kişiye ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu nedenle maliyet tasarrufu hedefleri önemlidir.
  • Markanıza değer katan hedefler: Markanızı online dünyaya entegre etmekle ilgilidir. Kitleniz ve sizin için olumlu bir online marka deneyimi sağlayan şeyleri düşünün.

 

3. Hedefleme Stratejinizi Oluşturun

Dijital dünya, müşterilerinizi daha yakından hedeflemeniz için büyük bir fırsat sunuyor. Dijital pazarlama stratejinizi belirlerken hedefleme kriterlerinizi de doğru tanımlamanız önemli.

Hedef kitleniz “herkes” olamaz, hedefe odaklı bir teklif sunmak için odak gruplar oluşturmanız gerekir.

Platform özelinde kullanıcı davranışları değişkendir. Google Adwords, Adsense, Facebook, Instagram gibi farklı platformlarda farklı hedef kitle gruplarınız bulunur. İlk olarak temel kitlenizi belirleyip, daha sonra bu temel kitleyi demografi-davranış-ilgi alanları-lokasyon gibi özelliklerine göre ayrıştırabilirsiniz.

 

 

4. Sizi Farklılaştıran Noktaları Belirleyin

Hedefleme, planlama gibi konuların yanında şirketlerin online başarıya ulaşmalarına yardımcı olan şey, markalarının gücü ve müşterilere sundukları değerdir. Dijital kanallar hala oldukça yeni ve birçok tüketici hala bunları kullanmaya geçiyor olduğundan, teklifinizi geliştirirken ve açıklarken iki önemli konu vardır.

İlk olarak; markanızın temel özelliklerini nasıl müşterinize aktardığınız ve özellikle sizi farklı kılan şeyleri belirlemenizdir. Bu, markanızı, ürün ve hizmetlerinizi rakiplerinize göre konumlandırdığınız yerdir.

İkincisi, değerinizi kanal temelli ayrıştırdığınızdan emin olmalısınız. Platforma özel teklifleri değerlendirerek, müşterilerinize bu yönde sunmalısınız. Bunu yaparak, ziyaretçilerin web sitenizi, sosyal ağ hesaplarınızı, e-posta iletişiminizi, mobil sitenizi veya uygulamanızı kullanmaya başlamasını ve kullanmaya devam etmesini sağlayabilirsiniz.

 

5. Yeni Müşteri Kazanımı Planınızı Yapın

Dijital, halihazırda markanızı bilen kişilerin dışında, yeni ve potansiyel müşterilere de ulaşmanızı sağlar. İletişim stratejinizde bu konuya yer vermeniz ve pazar hacminizi genişletmek için planınızı oluşturmanız gerekir.

Yeni müşteri kazanımında markanızı, ürünlerinizi ve farkınızı anlatmak önceliğiniz olmalıdır. Markanızı tanımayan kişilere direkt satış amacı ile yaklaştığınız durumda algısal ve satış olarak negatif sonuç almanız muhtemeldir.

Dijital üzerinden doğru bir iletişim ile ulaştığınız kişilerde sırasıyla farkındalık, bilgi, beğeni, tercih, görüş ve aksiyon adımlarını oluşturabilirsiniz.

 

6. Müşterilerinizi Etkileşimde ve Sadık Tutun

Dijital pazarlamada yeni müşterileri kazanımını artırmak için AdWords, SEO, Sosyal medya ve landing page gibi taktikler kullanılıyor. Ancak mevcut müşteriler için iletişimi ve hizmeti ihmal etmeden sürdürmenin önemini atlamamak gerekiyor.

Dijital pazarlamanızın bu kısmını elde etmek için güçlü bir marka konumlamasına ihtiyacınız var. Bu nedenle markanızın hangi yönlerinin kitlenizde sadakati ve savunuculuğu teşvik ettiğini öğrenmek zorundasınız. Online güçlü bir marka şunları sunacaktır:

Kaliteli bir deneyim: Kaliteli ürün/hizmet ile birlikte gelen kullanım kolaylığı ve keyifli etkileşimler.

İlgi çekici iletişim: Paylaşılan ve paylaşılacak ilgi çekici, etkili iletişim.

Özel bir topluluk: Müşterilere bir topluluğun parçası olmak için sunulan bir neden.

Etkili bağlantılar: Markanın offline deneyimine bağlantılar.

Büyük bir değer: Özel fırsatlar, kaliteli ürün ve içerikle gelen değer.

 

Dijital pazarlama stratejinizi, marka stratejinizle bağdaştırıp doğru kurgulayarak markanızın dijital dönüşümünü sağlamanız mümkün. Dijital pazarlamaya, dönüşüm mantığında bakılmadığı ve dijitalde sadece varlık gösterildiği durumda markanız bir bütün değil, birbirinden ayrı parçalara bölünür. Dünyanın dönüştüğü durumda; ayak uyduramayan şirketlerin geleceği parlak görünmüyor.

 

Dijital

İçerik Stratejisi

Sürekli değişen sosyal medya algoritmaları ve kullanıcı davranışları, markaları sosyal medyada güncel ve dinamik bir yapıya itiyor. Markalar için müşterileri ile kuracakları etkili dijital iletişim; artık daha kişiselleştirilmiş, reklamla entegre ve çeşitlendirilmiş olmalı.

Tüm bu değişimlerin sonucunda sosyal medyada içerik yönetimini doğru kurgulamak için birkaç noktayı incelemek gerekiyor;

Organik Erişim Sorunu

Nielsen raporuna göre Facebook organik erişimi yıllar içinde düşerek 2017 itibariyle %0,5 civarına kadar ulaştı. Yeni gelişmeler ve açıklamalar bu sayının daha da altına düşeceğini gösteriyor. Örneğin 1 milyon takipçisi olan bir sayfada paylaşılan içeriği, ortalama 5 bin kişi görebiliyor.

organik-erisim
Nielsen, Agora Pulse

Mark Zuckerberg 2018 planları arasında Facebook kullanıcılarının talebi üzerine algoritmada değişikliklere gidileceğini açıkladı. Kullanıcıların News Feed’de marka, işletme ve medya yayınlarından çok arkadaşları, aileleri ve gruplarından gönderiler ile karşılaşacağını belirtti. Bu da organik erişimin 2017’deki %0,5 oranının altına düşeceğini ve markalar için kişiselleştirilmiş iletişim ile reklam harcamalarının önemini gösteriyor.

 

Facebook’un yıllar içindeki reklam gelirlerindeki artış ile organik erişim düşüşü arasındaki ters korelasyon oldukça net. Facebook’un 2018’de reklam gelirlerindeki artış bu doğrultuda öngörülebiliyor.

Facebook reklam

 

Organik erişimin düşüşü ve reklama bağımlılık sonucu, markalar tarafından özenle hazırlanan haftalık ve aylık içerik takvimleri neredeyse sadece paylaşan kişinin ve markanın takibinde kalıyor. Sayfada paylaşılan, reklam gösterimi yapılmayan her organik içerik, kimseye erişemeden unutulmaya mahkum. Bu durumda sadece sayfada paylaşmak üzere hazırlanan içerik takvimleri işlevsiz kalıyor.

Etkili bir sosyal medya içerik yönetimi için markaların izlemesi gereken yol temelde basit. Bunu hayata geçiren markalar ise öne çıkıyor.

  • Hedef kitlenizi ortak özellikler ve davranışları doğrultusunda küçük parçalara bölmek,
  • Bu parçaların her birine ilgileneceği konularda ve formatlarda içerikler hazırlamak,
  • Hazırladığınız içerikler için hedef kitlenin davranışlarına uygun dağıtım kanallarını belirlemek,
  • Dijitalin detaylı hedeflemeye sahip reklam özelliklerinden faydalanmak.

 

Sosyal Medyada Her Kullanıcının Davranışı Farklı.  Hepsine Aynı Mesajla Ulaşmak?

Sosyal medyada kullanıcılar markaların paylaştıkları içeriklerle farklı şekillerde etkileşim oluşturuyor. Kullanıcıların bir kısmı içeriği görüp geçerken, bir kısmı tıklayıp web sitenizi inceliyor, bir kısmı sadece paylaşımı beğeniyor. Bu aksiyonları gerçekleştiren kullanıcıların marka bağlılıkları, dijital davranışları, ilgi alanları farklı.

1

Peki bu kitlelerin her birine aynı mesaj ile gitmek ne kadar doğru?

  • Erişim sağladığınız kişilerde daha fazla bilinirlik oluşturmayı amaçlayabilirsiniz.
  • Gönderilerinizi beğenen kişileri sitenize yönlendirmeye çalışabilirsiniz.
  • Halihazırda ürünlerinizi alan kişiler için marka bağlılığınızı artıracak çalışmalar yapabilirsiniz.

Tüm bunlar için ise bu kitleleri birbirinden ayırıp, amaca yönelik farklı içeriklerle ulaşmalısınız.

Kitlelere Özel İletişim… Nasıl?

Hedef kitlenizi anlamlı gruplara böldünüz, her birine ayrı mesajla ulaşmanız için bu kitlelerin karakterini ve marka bağlılığını anlamak gerekiyor.

  • Sizinle bağı zayıf olan, ya da yeni ulaşmak istediğiniz kitleye markanızı tanıtan, öne çıkan yönlerini gösterecek içerikler ile ulaşabilirsiniz.
  • Halihazırda markanızı tanıyan, sosyal medyada ufak etkileşimlerde bulunan kitleleriniz için sizi seçmelerini sağlayacak fırsatlar sunabilirsiniz.
  • Markanızın müşterisi olan, sitenizden alışveriş yapan ya da uygulamanızı indiren kitleleriniz için bağlılığını sağlamlaştıracak fırsatlar içeren, faydalı bilgiler ile ulaşabilirsiniz.

Örneğin aşağıdaki Nike paylaşımı basketbol ve matematik üzerinden öğrenci kitlesini hedefliyor, bu kitlenin ilgisini çekecek grafiksel bir çalışma ile kitleye özel mesaj ve format ile ulaşıyor.

 

Özel günler de markalar için etkili fırsatlar barındırıyor. Dünya Kadınlar Günü için hazırlanan, 6 kadın ve 6 iyi fikri birleştiren çalışma iyi örnekler arasında.

 

Video içerikler sosyal medya kullanıcıları tarafından çok daha fazla tüketiliyor. Markalar tarafından üretilen video içerikler markayı ve ürünü tanıtma konusunda etkili.

 

How do you style your denim? 👖 @septumpapi #DenimIsMyCanvas #HM H&M (@hm)’in paylaştığı bir gönderi ()

 

Ayrıştırılmış hedef kitlelerinize farklı mesajlarla ulaşırken sosyal medyanın farklı içerik formatlarını kullanabilirsiniz.

Facebook’un şu an yayında olan çeşitli içerik paylaşım formatları bulunuyor. Sadece bir görsel, üzerine de bir metin paylaşımı en kolay ve en çok kullanılan format olsa da insanları dahil etmek için farklı yöntemler kullanmak önemli. Kitlenize kanvas içeriklerle zengin bir deneyim, video içeriklerle görsel bilgi akışı sunabilir, anketler ve formlarla kitlenizi ölçümleyip dönüşümünüzü artırabilirsiniz. Özellikle son dönemde canlı yayın etkisini de göz ardı etmemek gerekir.

icerik

 

Facebook Kreatif Merkezi, bu doğrultuda markalar için çok güzel bir ilham kaynağı.

 

Hedef kitlenizin sitenize gelmesini, alışveriş yapmasını istiyorsanız, onları harekete geçirecek mesaj ve format kullanabilirsiniz. Aşağıdaki carousel paylaşımı ise buna güzel bir örnek.

Facebook dışında Youtube’da videolar, Slideshare’da sunumlar, Instagram’da Story paylaşımları ve canlı yayınlar da farklı içerik formatlarına örnekler.

 

Reklamlar Elinizdeki Fırsat

Sosyal medyada reklamlar ile çok detaylı hedef kitleler belirleyebilme ve bunlara ayrıştırılmış içerikler gösterme fırsatı bulunuyor. Örneğin siz Bağdat Caddesi’nde bir diyetisyensiniz ve yakın lokasyonda oturan ilgili kişilerin sizi tanımasını istiyorsunuz. Suadiye’de iPhone 7-8 kullanan, 25-45 yaş arası kadınlara ulaşma imkanınız var. Hatta bu kitle içerisinden sağlıklı beslenme ya da diyet ile ilgilenen kişileri ayrıştırabilirsiniz. Ve bunu sayısız çeşitle çoğaltabilirsiniz. Hedef kitlenizi bu kadar ayrıştırma fırsatınız varken neden tüm hedef kitlenize aynı içerik gösteresiniz?

 

reklam2

 

Platform Çeşitlendirmesi

Üretilen sosyal medya platformlarının çeşitliliği attıkça, kullanıcılar farklı platformları deneyimlemeye başlıyor. Hedef kitle davranışları da markayı birinci dereceden ilgilendiriyor. Markalar için platform çeşitlendirmesi oldukça detaylı ve uzun bir konu. Markaya ve dijital iletişim amacına göre stratejiler değişiklik gösteriyor.

Markaların en çok kullandığı Facebook, Instagram ve Twitter ana iletişim platformları dışında birkaç örneğe bakabiliriz;

Youtube, video arama motoru olarak konumlandığı dijitalde markalar için büyük bir fırsat. Reklam maliyetlerinin düşük olması, iyi hedefleme kriterleri, ölçümleme olanakları markaları da tv reklamlarından Youtube’a yönlendiriyor.

Slideshare, organik olarak kitlenize ulaşabileceğiniz Google’da avantajlı bir sosyal ağ. Markanızla ya da sektörünüzle ilgili sunumlar oluşturup yayına alabilirsiniz.

Scorp, hedef kitlesi uygun olan markalar için çok dinamik bir kanal. İnsanların markanız ile ilgili içerik üretmesini bu platform ile sağlayabilirsiniz.

 

“Dijital” bir fırsatlar evreni ve markaların yapabilecekleri çok çeşitli eylemler bulunuyor. Markanızı ve hedeflerinizi iyi belirlediğiniz, anlamlı küçük hedef kitlelerinizi iyi tanıyıp anladığınız durumda içerik stratejinizi etkili şekilde oluşturabilirsiniz.

Özetle bu büyük İçerik dünyasına bakacak olursak;

 

Dijital

IoT ve Akıllı Ev Teknolojilerine Farklı Açılardan Bakış

IoT (Internet of Things) hayatımızda kullandığımız birçok nesnenin birbirleriyle haberleşip bağlantı kurarak ve aralarında bilgi paylaşarak oluşturduğu akıllı ağ sistemidir. Dünya çapında evlerde, şehirlerde, iş yerlerinde kullanımı artan teknolojiye dair büyük beklentiler ve öngörüler bulunuyor. 2025 yılında dünya çapında 75 milyar civarında cihazın birbirine bağlı olacağı tahmin ediliyor.

akilli

Oldukça geniş bir alanı bulunan IoT teknolojisinin akıllı ev konusundaki gelişmelerini inceleyeceğiz. Google Home, Alexa ve Amazon Echo gibi cihazlar daha yaygın hale geldikçe akıllı ev endüstrisi için de dönüşüm hızlanıyor.

Akıllı evler bize ne sağlıyor, bizden ne alıyor, bu teknolojiye farklı açılardan bakalım;

1. Veri Güvenliği

data

Dijital bilgilerimizi sosyal ağlarla, web siteleriyle, uygulamalarla paylaştık. Facebook’un yaşadığı veri gizliliği ve güvenliği krizi, bu paylaşımın bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Akıllı ev teknolojisi ile offline dünyadaki verilerimizi online dünyaya açacağız. Günlük rutin davranışlarımız neler, kahvemizi nasıl severiz, evde neler yaparız, takip edilmesi gereken hastalıklarımız neler gibi bilgilerin hepsini, konfor alanımızı geliştirmek için paylaşıyor olacağız. Bu veriler tehlikeye girdiği durumda, amacının bize daha rahat bir yaşam alanı sunması olan bu teknolojinin oluşturacağı kayıp, sosyal güvenlik bilgilerinin paylaşılmasından daha ağır olabilir.

İnternet üzerinde tutulan fiziksel ve kişisel bilgilerimiz hackerların saldırısına da açık olacak. Bu nedenle güvenlik ve gizliliğin sağlanması, bu sektörü şekillendirecek temel bir sorun haline gelecek.

2. Yapay Zeka vs İnsan Beyni

ai

Düşünce sistemi olarak bu rahatlık ve konfor çok güzel geliyor. Eviniz sizin için;

Tükenen şeyleri markete sipariş ediyor,
Siz eve gelmeden çayınız, yemeğiniz, evin ısısı ayarlanıyor,
Hava kararınca perdeleri çekiyor,
Evinizin havalandırmasını tam da istediğini gibi yapıyor,
Hatta unuttuğunuz durumda ütüye bağlı prizdeki elektriği kesebiliyor.

Peki siz ne yapıyorsunuz? Ya da insanoğlu bu dönüşüme bilinçli bir şekilde hazır mı? Ufak tefek takip edilen bir sürü konu, insan beynini canlı tutuyor, geliştiriyor, organizasyon ve programlama yeteneği kazandırıyor. Ancak bunu artık sizin için yapan bir eviniz var. Bu durumda insanlar ne tarafa doğru yönelirler, kazanım sağladıkları vakitte kendilerini daha da geliştirecek ektivitelere mi, yoksa beyin gelişimini yavaşlatacak ve tembelleştirecek bir alışkanlığa mı?

Wall-e filmini izlemediyseniz mutlaka öneririm. İnsanların akıllı sisteme adapte olmaları ile dönüşümleri oldukça çarpıcı şekilde anlatılıyor.

3. Fiziksel Güvenlik

Akıllı ev teknolojisi suçla mücadelede gerekli hale gelecek. Siz evinizde değilken bile evinizi izleyebilecek, herhangi beklenmedik bir durumda uyarı alabileceksiniz. Hatta sistemin size ulaşamadığı durumda polise direkt bilgi verilebilecek.

Bu şekilde birçok suçun da önüne geçilmiş, fiziksel ve mülkiyet haklarınız korunmuş olacak.

4. Pazarlama

Akıllı ev teknolojisi için buzdolaplarının tükenen ürünleri direkt sipariş verebilecek olması en çok verilen örneklerden biridir. Ya da tuvalet kağıdı, deterjan gibi hızlı tüketim malları da akıllı evlerin sizin yerinize vereceği siparişlerden. Peki evinizin sizin taleplerinizi öğrenip uyguladığı durumda, pazarlamanın geleceği ne olacak? Şirketler kendi ürünlerini size hangi yol ile tanıtacak, ya da iletişimciler insanlar yerine buzdolabı gibi yapay zekaya sahip makineleri mi ikna etmeye çalışacak?

5. Tasarruf

Bu teknolojinin benimsenmesi ile ekonomik ve çevresel olarak daha tasarruflu bir yapıya geçilebilir. Cihazların kontrolü altındaki evlerde elektrik ve diğer kaynakların optimum kullanımı sağlanabilir. Herhangi bir cihazdaki bozulma ya da aksama ilk aşamada tespit edilip büyük maliyetler çıkarmadan ve yeni çöpler oluşturmadan önlenebilir. Bu da hem ev ekonomisi, hem de çevre açısından pozitif bir beklentidir.

Muskainukes

Bu maddeler ve örnekler artırılabilir. Ancak tüm bunların ötesinde önemli nokta hayatımız dijitalleşip, teknoloji akıllandıkça insanlar tembelleşecek ve aptallaşacak mı?  Biz tüm gün yerimizde otururken, her şey robotlar ve yapay zeka tarafından mı gerçekleştirilecek?

Çılgın dahimiz Elon Musk, teknoloji konusunda bildiklerimizin dışında konuşmalar yapıyor. En son yaptığı “Tesla’daki aşırı otomasyon bir hataydı. İnsan gücü küçümseniyor.  açıklamasıyla kafaları karıştırdı. Diğer yandan yapay zekanın tehlikeleri, uçan arabaların otomotivin geleceği olmadığı konusundaki düşünceleri ve hızlıca Mars’ta yaşam kurmamız gerektiğiyle ilgili fikirleri herkes tarafından tasvir edilen dijital geleceğin dışında bir dünya ortaya koyuyor.

Açıkça söylemek gerekirse ben Elon Musk’a daha yakın taraftayım. Şu anki perspektifimizde gelecek, her şeyin dijitalleştiği, robotlaştığı ve bir çok şeyi yapay zekanın yönettiği bir dünya olarak gösteriliyor.

Ancak tüm bunların beraberinde getireceği kaosların farkında değiliz ve yapay zeka teknolojisini fazlasıyla mükemmel buluyoruz -hata yapıyoruz-

Çok kısa bir süre öncesini hatırlayalım, 80’li filmlerde 2000’li yılların başında uçan arabalar vb birçok hayali teknolojiler yer alıyordu ancak değişimin farklı boyutlarda gerçekleştiğini gördük. Hayatımıza giren dijital sosyalleşmenin oluşturduğu kaos ortamlarını yakinen yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.(Arap baharı ile başlayan süreçler)

Özetle biz yeni teknolojileri konuşmaya devam edelim ve takip edelim ancak bu teknolojik -DENEMELERİN VE ÇALIŞMALARIN- hayatımıza katacağı yeni kaoslara da hazırlıklı olalım.

AI-ww3-elon-musk

Yazı ana görsel kaynağı : https://www.youtube.com/watch?v=G72h-d_crFY

Dijital

Yapay Zeka, Robotlar, 3D Yazıcılar, IOT ve Daha Fazlası. Türkiye’nin Karanlık Geleceği

Yapay zeka, robotlar, 3d yazıcılar ile üretim son dönemin en çok konuşulan konularından. Öyle ki devlet başkanlarının da yer aldığı büyük bir kesim yapay zekaya dair çeşitli açıklamalarda bulunuyor, çeşitli çalışmalar yürütülüyor.

Birleşik Arap Emirliklerinde Yapay Zeka Bakanlığı kuruluyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin yapay zekayı elinde bulunduran ülkenin ileride tüm dünyayı yöneteceğine dair açıklamalar yapıyor.

ABD ve Çin arasında da yapay zeka yarışında yoğun bir rekabet var. Bu durum ülkelerde yayınlanan makalelerden, patent başvurularından kolayca görülüyor. Çin’de yapay zeka patent başvurularında %200’lük artış görülmüş olması, bunun en net sonuçlarından.

Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron yapay zekanın teknolojik, ekonomik, sosyal ve açık ahlaki bir devrim olduğunu söylüyor.

Elon Musk, yapay zeka nedeniyle 3. dünya savaşının çıkacağına inanıyor.

 

”Tarihte üç büyük olay vardır: Bunlardan ilki, evrenin oluşumudur. İkincisi, yaşamın başlangıcıdır. Bu ikincisi ile aynı derecede önemli olan üçüncüsü ise, yapay zekanın ortaya çıkışıdır.” -Edward Fredkin

 

Devletler arasında bu yarış sürerken, dünyada üretim, ekonomi, teknoloji konularında neler oluyor?

Yapay zekanın gelişmesiyle faydalı olarak adlandırabileceğimiz gelişmelere bakıldığında;

– Üretim hızı ve verimliliğinin artması,
– Daha kaliteli ürünlerin ortaya çıkması,
– Birçok meslekte insanların yerini robotların almasıyla iş kazaları, hastalıklar ve hataların azalması,
– Hastalıklara ve sakatlıklara çarelerin bulunması,
– Doğal çevrenin korunmasında yeni çözümlerin ortaya çıkması,
– Nitelikli iş gücüne ihtiyacın artması,

gibi maddeler sayılabilir.

Şimdi örneklerle farklı alanlarda ne tür gelişmelerin yaşandığına bakalım;

Çeşit çeşit özelliklerle ortaya çıkan drone’larda taşımayı kolaylaştıracak ve transportation sektörüne yeni bir soluk getirecek kolları olan drone üretimi başladı. Bu drone’lar geliştirildikçe küçük e-ticaret siparişlerinden, büyük ithalat ve ihracat dönüşümüne neden olabilir. Yani dünya küçülüyor, birbirine yaklaşıyor.

 

Yapay zeka ve robotların gelişmesi ile birçok mesleğin kaybolacağı görüşü çok net. Bir örnek olarak polis robotlara bakabiliriz. Sensörleri ve kameralarıyla artık suçluların işi çok daha zor.

 

Bir diğer örneği de robot öğretmenler. Finladiya’da bir okulda, 23 dil bilen ‘Elias’ adı verilen bir öğretmen robot eğitim vermeye başladı. Elias, öğrencilerin beceri düzeyine göre hareket edebiliyor, ayrıca öğretmenler için çocukların gelişimiyle ilgili rapor da hazırlayabiliyor.

elias

 

Üretime gelelim. Tarımda da robotlar sayesinde iş gücünün azalması, verimin artması amaçlanıyor. Öğrenebilen mahsul toplayan robotlar, sürücüsüz traktörler ve daha fazlası ile tarım da robotlara emanet.

 

Peki ekonominin bel kemiği sanayi, fabrikalar, üretim? Burada da yapay zeka ile dönüştürülen sistemler, robotlar ön planda. Dünyanın çeşitli ülkelerinde bu teknoloji aktif olarak kullanılıyor. ABD’de sadece 2017 yılında 250.000’den fazla robotun kurulduğu tahmin ediliyor.

 

Sürdürülebilirlik, çevrenin korunması gibi konularda da teknolojik gelişmeler devam ediyor. Güney California Üniversitesi’nden araştırmacılar, petrol sızıntılarını temizlemeye yardımcı olabilecek materyallerin geliştirilmesi için doğadan ilham aldılar. Ekip, bu amaç için yüzen eğrelti yapraklarının mikroyapı kompozisyonunu yeniden oluşturmak için 3D yazıcılar kullandı.

3d

 

Sağlık alanında devam eden araştırmalara bakıldığında üretilen farklı çalışmalar görülüyor. 3D teknolojisiyle üretilen optik lensler, yine 3D teknolojisiyle üretilen protez el, birçok kişinin hayatını değiştiriyor.

First-pitch-prosthetic-hand

 

Yapay zeka ve robotlardan bahsederken Sophia’yı da unutmayalım. Artık tüm dünyanın tanıdığı Sophia’yı, şimdiye kadar katalog çekimlerinden ünlülerle sohbete kadar birçok yerde gördük. En son Will Smith ile diyalogu ve esprilerine gülmemesi gündemdeydi.

maxresdefault

 

Robotlardaki gelişmeler söz konusuyken Atlas Robot’u da unutmamak gerekir. ABD’li teknoloji şirketi Boston Dynamics, arama ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak amacıyla Atlas Robot’u üretti. Robot çeşitli fiziksel aktiviteleri gerçekleştiriyor, ters takla atabiliyor.

Boston Dynamics’in dört ayaklı köpek robotu SpotMini ise artık kapıları açabiliyor.

Türkiye’de hala yerli otomobil üretimi tartışılırken ve sonuca bağlanamazken, dünyada 3D yazıcılarla üretilen, elektrikli araçlar gündemde.

 

Dünyada bu tür gelişmeler yaşanır ve aktif olarak kullanılırken, Türkiye’de şu an planlar ve gelecek konuşuluyor. Bu teknolojiler Türkiye’de öncü bir iki üniversite dışında eğitim müfredatlarında yer almıyor.

Dünyada yapay zeka ile ilgili iyimser ve karamsar teoriler sürerken, üretim de aktif olarak devam ediyor.

Sanayi çağına dahi tam olarak geçiş yapamamışken-sanayide halen büyümemiz çok kısıtlı-, yeni düzenin oluştuğu teknolojik çağda çok gerideyiz ve Cari açığımızın her geçen gün arttığı bu ortamda, adapte olamadığımız yeni teknolojiler bizim cari açığımızı daha yüksek bir hızla artıracak. Bu cari artış, paralel olarak kurlara yansıyacak ve enflasyon ile faiz sorunlarını çözemeyeceğiz.

Tüm bu paralel döngünün oluşturduğu ortam yatırımları zorlaştıracak ve Türkiye’nin gelişmiş ülkeler ile arasındaki fark hiç olmadığı kadar açılacak.

Yazı ana görsel kaynağı: https://techcrunch.com/2017/09/28/keep-calm-and-automate-to-unlock-the-opportunity-in-the-vertical-internet-of-things/

Dijital

Facebook’un Geleceği; Veri Gizliliğinin Delinmesinde mi Saklı?

Facebook’un veri gizliliği ve güvenliği ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Hararetli şekilde süren bu tartışmalar Facebook kullanıcılarının hesaplarını kapatması tepkilerini beraberinde getirdi. Elon Musk’ın Tesla ve SpaceX’in Facebook hesaplarını silmesi de konunun daha fazla gündem olmasını sağlıyor. Her ne kadar Türk bir kullanıcının gaza getirmesiyle gibi görünse de…

Screenshot_3

Facebook bu tartışmaların sürmesini aslında istiyor mu? Bilerek mi yapılıyor? Gündem kime yarıyor?

Facebook’un son dönemini incelediğimizde eskisi kadar inovatif bir şirket olmadığını ve hatta inovatif satın alımlar yapmadığını görüyoruz. Sadece Facebook değil, tüm dijitalde bir inovasyon sıkıntısı olduğu çok net.

Platformların gittikçe birbirine benzemesi, hayatımıza iPhone’dan sonra farklı ve yeni bir cihaz girmemesi, yeni olarak adlandırabileceğimiz VR cihazlarının ise teknik ve fizyolojik sıkıntılardan dolayı istenen düzeyde entegre olamaması (Bilgisayarların ilk zamanlarındaki hantal yapıda olması ve mide bulantısı vb sağlık sorunlarına yol açması)…

Geniş pencereden baktığımızda ise ihtiyacımız olan ya da sıradaki gelişme; taşıdığımız değil bizimle bütünleşen bir teknoloji. (Telefon yerine ayakkabımın ne kadar yürüdüğümü hesaplaması ve geri bildirim vermesi)

Bu konunun da globaldeki adlandırması: Internet of things. Gelişmesi, olgunlaşması, yaygınlaşması gerekiyor. Giyilebilir teknolojiler, birbiriyle bağlantılı cihazlar, hayat kolaylaştıran inovasyonlar… Tümünün köklü bir değişiklik ile hayatımızın bir parçası olmasını bekliyoruz.

internet-of-things

Bu bağlamda dijitalin geldiği duruma tam olarak inovasyon sıkıntısı diyemeyiz, çünkü inovasyon olarak gelişen yeni teknolojiler bizimle ilgili çok fazla datayı alıp, anlamlandırıp bize öneriler sunacak bir dünya üzerine şekilleniyor. Bu noktada da kişisel verilerin paylaşılması geliyor.

Screenshot_2

 

Şimdi bağlantıya bakalım;

Bir konuyu normalleştirmenin en kolay yolu o konuyla ilgili konuşulmayı artırmaktır. Çünkü insanlar bir süre sonra o konuyla ilgili tepkilerini ilk duydukları andaki kadar fazla göstermeyeceklerdir. Verilerin paylaşılması ve farklı amaçlar için kullanılması gündemi de sürekli trendde tutularak normalleştirilmeye çalışılıyor. Ve biz bu normalleştirme süreci sonucunda nasıl olsa herkesin verilerimizi kullandığını düşünerek bu konuyu daha az önemsemeye başlayacağız. Sonrasında ise; bu konuyu başlatanlar, aslında veri güvenliğinin hayatımızı kısıtladığı, kişisel verilerimizin yapay zeka ile kullanılıp anlamlandırıldığı takdirde bize çok faydalı olacağını kulağımıza fısıldamaya başlayacaklar.

Facebook, kişisel verilerimizin kullanılmasıyla planladığı birçok yeni ürünü hayata geçirebilecek ve yeni satın almalar yapabilecek. Örneğin; hesapların verilerini kullanarak kişilerin iyi anlaşabileceği ve ilişki yürütebileceği kişileri karşısına çıkaracak. Ki bu konu Facebook’un çok daha ötesinde olabilir, bu da başka bir teori (Devletlerin bizim kişisel bilgilerimizi anbean takip ederek ve kontrol altında tutarak bize daha iyi ve güvenli bir hayat sunma önerisi gibi).

Screenshot_2

Bu tartışmalar sonucunda artık kabul etmiş, normalleştirmiş ve insanlık için iyi olacağına inanmış şekilde verilerimizi kullanarak bizim hayatımıza katma değer sağlayan uygulamaları gönüllü olarak kullanıyor olacağız.

Bir marketin buz dolabınızı takip edip, haftalık alışveriş listenizi size önermesi…

Evinizdeki 1 aylık davranışlarınızı izleyerek anlamlandıran, daha sonra sabah kahvenizi hazırlayan, perdelerinizi uygun zamanlarda açıp kapatan, oda sıcaklığını ayarlayan bir akıllı ev…

Ve daha fazlası…

 

 

Yazıda kullanılan görsellerin kaynakları:

https://thecustomizewindows.com/2014/04/impact-iot-internet-things-will-deliver-security-firms/

https://www.eppenbergerdigital.com/en/iot-internet-things/

Dijital, Ekonomi

Konu Facebook ya da Cambridge Analytica Değil, Konu Veri Güvenliğinin Normalleşmesi

Son günlerde Cambridge Analytica’nın sosyal medya verilerini kullanarak oluşturduğu dijital stratejilerle hem Trump’ın seçilmesi hem de Brexit’in sonuçlanması çalışmalarını yürütmesi dünyanın gündemini kaplıyor.

Bu konuda henüz bilginiz yoksa, aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz;

 

Tabi bu çalkantı Facebook’un veri paylaşımı noktasında sorgulanması ve soruşturma açılmasına kadar giden bir süreci başlattı. Globalde #DeleteFacebook etiketiyle başlayan kampanyalar türedi. Ve sosyal medyanın sonunun geldiği üzerine konuşmalar bolca yazıya konu oldu.

Ancak bu sürece farklı bir açıdan bakmak gerek. Dijital’in ilk zamanlarında Dot-com sürecinden başlayan bir şekilde son tüketiciye yani bize ulaşan ve hayatımıza giren bir çok ürün üretildi. Bu ürünler ekonomi temelinde Amerika ve büyük devletlere bir çok kazanç sağladı ve her bir şirket ömrünü tamamladığında, arkasından yeni teknolojik şirketler geldi. Bu döngü özellikle son yıllarda Apple, Google ve Facebook’un öncülüğünde devam etti.

Sadece bu 3 şirketin ABD borsalarındaki değerlerine baktığınızda teknolojinin sadece kendi alanında kalan bir konu olmadığını, siyaset temelli ekonomik bir araca dönüştüğünü anlayabilirsiniz.

Ancak tüm bu güzel hikayelerin ardından teknolojik şirketlerin son yıllarda bir inovasyon sıkıntısı var. Özellikle Steve Jobs’un ölümünün ardından Apple’ın ortaya yeni bir şey koyamaması, Amazon’un dünyaya açılmada çok da hızlı ilerleyememesi, Facebook’un Whatsapp ve Instagram satın alımlarından sonra fark yaratacak bir ürün çıkartamaması ve Google’ın da benzer sorunları…

Bu yeni ürün sıkıntısı ve hali hazırdaki teknoloji şirketlerinin doyum noktasına gelmesi, ekonomik açıdan alarm veren bir boyuta ulaşmış durumda. Bu nedenle de yeni bir hikayeye ihtiyaç var. Bu hikaye önümüzdeki dönemde “Verinin İnsan Faydası İçin Kullanımı” olacak.

Şimdiye kadar hep yasadışı olarak baktığımız ve önemsediğimiz “özel hayatımızın ve bilgilerimizin güvenliği” konusundaki algılarımızı kırmamız gerekiyor. -ki yeni ürün üretebilelim..

Yeni üründen kastımız ne; Bizim öncelikle tüm dijital verilerimize göre bize sağlıklı yaşam ipuçlarının verilmesi, uygun eş adaylarının önerilmesi, uygun meslek ve şirket önerilerinin yapılması…. İle başlayıp, beynimize yerleştireceğimiz bir çip vasıtasıyla yapay zeka destekli bir düşünme sistemine geçilmesi…

İlk duyduğumuzda kulağa tabi ki uzak geliyor, ancak 10 yıl önce şu an hayatımızda olan konularının kaçı vardı? diye düşündüğünüzde, yukarıdaki konuların aslında çok da uzak bir gelecekte yer almadığını göreceksiniz.

Peki bunun şu anki çalkantılarla ne alakası var?

Siyasette her zaman uygulanan bir süreç vardır;

– Gerçekleştirmeyi planladığın konuyu sızdır

– Konuyu reddet ve tepki göster

– Halkın tepkisini incele

– Konuyu savunan birkaç teorik bilgi ve uzman ortaya çıkar

– Konuyu normalleştir

Yani şu an veri güvenliğinin aslında insan faydası için kullanılabileceği ve şirketlerin verilerimize sahip olmasının kötü bir şey olmadığı konusunda tüm dünyada bir normalleştirme sürecinin başındayız.

Bugünlerde sildiğimiz Facebook’a, yakın gelecekte vücudumuza ekleteceğimiz çip ile geri döneceğiz…

10

Dijital

Facebook’ta Ne Değişiyor ve Neden Sürekli Değişim Yaşanıyor?

Facebook son dönemde agresif bir değişim içerisinde. Sürekli yeni özelliklerle platformu geliştirmenin yanı sıra, yakın zamanda duyurduğu büyük Facebook News Feed algoritma değişikliği ile markaları belirsiz bir 2018 bekliyor.

facebook-degisiyor

Peki Facebook neyi, neden değiştiriyor?

Öncelikle Facebook’un dijitalden aldığı reklam payı doygunluk noktasına gelmek üzere olduğu için TV’den  pay almayı hedefliyor. Bunu başarmanın yolu öncelikle insanları video izlemeye alıştırmaktaydı, bunu yaklaşık 1,5 yıldır sürdürüyor ve news feed’te daha fazla video ile karşılaşıyoruz.

2018’de yayına alacağını duyurduğu Facebook TV ile ise zaten dijitale kayan Tv izleme alışkanlığını Facebook üzerinde konumlandırma niyetinde. Bunun ilk adımlarını ise yakın zamanda duyurduğu arkadaşlarla birlikte ortak video izleme özellikleri gibi yeniliklerle atıyor.

Facebook TV ile Facebook’un asıl amacı TV reklam verenlerini hem hedefli reklamlara yönlendirmek hem de bir çok istatistiki veri ile beslemek. Örneğin bir TV dizisini izleyenlerde en basit haliyle kadın ve erkeğe gösterilecek reklamlar farklılaştırılacak. Ve kitlelerin reklama olan reaksiyonları adım adım takip edilebilecek.

 

News Feed neden değişiyor?

facebook-newsfeed

Facebook News Feed değişimini değerlere bağlıyor ve insanların ailesi ile arkadaşları arasındaki etkileşimi artırmayı hedeflediğini söylüyor. Bunu da akademik araştırmalar doğrultusunda hayata geçirdiklerini ifade ediyor. Ancak sayfalarına takipçi kazandırabilmek için onbinler harcamış markalar bu durumdan haliyle hoşnut değil. Zaten 3 yıldır giderek düşmekte olan organik erişim %5’lere kadar gelmişken, Facebook buna da göz dikmiş durumda.

Yeni algoritma ile markalar için News Feed’te gözükmenin yolu neredeyse sadece reklam vermekten geçiyor. Bu da haliyle Facebook’un gelirlerini artırmada önemli rol oynayacak.

Diğer yandan markaları bekleyen risk ise, olası reklamveren artışı ile reklam rekabetinde yükselme ve reklam maliyetlerinde hızlı bir artış.

Son açıklanan verilere göre reklam maliyetleri 1 yıl içerisinde %74 artmış durumda.

facebook-reklam-maliyetleri

https://www.socialmediatoday.com/news/3-social-media-marketing-trends-to-watch-in-2018/509839/

 

Köprüden Önce Son Çıkış : Keşfet Akışı

explorefeeds

 

Markalar için Facebook’un duyurduğu nadir sevindirici haberlerden biri Keşfet Akışı. Facebook yeni bir news feed sayfası olan Keşfet Akışı ile insanlara ilgilenebilecekleri içerikleri organik olarak göstermeyi hedefliyor.

Bu noktada da markalara çok fazla değersiz içerik yerine az sayıda nitelikli içerik paylaşmayı öneriyor ve insanların ilgi gösterdiği içeriklerin eskiye nazaran daha fazla yayılacağını iddia ediyor.

 

Tabi bu üzerinden geçtiğimiz konular değişimlerin sadece bir kısmı, değineceğimiz daha çok konu var ancak. Özetle şunu söyleyebiliriz;

Facebook halka açık bir şirket ve yatırımcıların sürekli artan beklentilerine karşılık vermek zorunda. Bu noktada Facebook ne kullanıcıları ne de markaları en önemli segmente alıyor ve hiçbir zaman almayacak. En önemli segment olan yatırımcıların beklentileri dahilinde değişimler görmeye devam edeceğiz.

Markaların bu noktada Facebook’u sunduğu inanılmaz hedefleme seçenekleriyle aktif kullanması ancak hiçbir zaman tüm yatırımı buraya yapmaması gerek.

Dijital sadece Facebook’tan ya da Instagram’dan ibaret değil. Özellikle web siteniz üzerinden Google, video içerikleriniz üzerinden Youtube, sunum içerikleriniz üzerinden ise Linkedin ve Slideshare büyük önem taşıyor. Eğer bir yayıncıysanız Flipboard size Facebook’tan daha yüksek trafik taşıyabilir.

Marka olarak alternatifleri ve tüketici değişimlerini sürekli takip etmeli ve adapte olmaya çalışmalısınız.

 

 

Dijital

Yeni projelerde can alıcı noktalar

Yeni “online” projelerde bir kaç can alıcı nokta var. Bu noktalar çok net olmazsa projenin ayakta kalması çok zor oluyor ve çoğu zaman harcanan emek yanlış adımlar yüzünden boşa gidiyor.

– Fark Yaratmak

Yeni bir projenin kesinlikle benzerlerinden farklı bir yanı olması gerekiyor.

Bu farklı yan da insanların ihtiyacı olan birşey olmalı.Bknz: Danışmanlık yaptığım bazı müşterilerimden “fark yaratan özellik” olarak çok sık duyduğum birşey;E-ticaret sitelerinin bazılarında yan menüdeki bileşenlerin yerini değiştirebiliyorsunuz.

– Peki bu ziyaretçileriniz için gerçekten fark yaratıyor mu?

– Ziyaretçi bunu niye yapsın?

– Ziyaretçi sitenize niye giriyor? (Amacınız satış yapmak mı ziyaretçiyi sitede uzun süre tutmak mı?)

– Bileşenleri değiştirmenin ziyaretçilerinize ne faydası olacak?

(Ayrıca bu değişiklikleri sayıp, raporlayan bir sistemde bulunmuyor)–Cevap yok!

– İyi bir konumlandırma (Algı oluşturma)

İnsanlarda iyi bir algı oluşturmak bir proje açısından çok önemli. İyi bir algı oluşturduktan sonra, hizmetiniz kötüleşse dahi belli bir süre insanlar sizi terketmeyecektir.İyi bir algı oluşturmanın yolu da iyi(ve farklı) bir konumlandırmadan geçiyor.Konumlandırma için aşağıdaki soruların cevabı çok iyi belirlenmeli;İnsanlar sizin sitenize;

– Neden girecek?

– Ne sıklıkta girecek?

– Sitenize hangi kesimden insanlar girecek (demografik bilgiler)- Sitenize reklam verecek olan kişiler hangi tip ziyaretçiye hitap edecek? (Sitenize her çeşit insan mı giriyor, yoksa belli bir kesim mi? ) iyi bir konumlandırma” bir sitenin reklam almasında da çok önemli bir yere sahip . Şuan ziyaretçi sayısı kendilerinden 10 kat fazla olan sitelere göre “reklamdan” çok daha fazla kazanan bir çok proje mevcut.

– Gelir modeli

İlk 2 maddede belirttiğim kısımları çok iyi yapmış olabilirsiniz ama projeyi yayına aldığınızda “gelir modeli” net değilse, herşey iyi gitmesine rağmen ayakta durmanız zor olabilir. Çünkü ilk 2 maddede belirttiğim özellikler size normalden fazla maliyet oluşturacak ve iyi bir gelir modeline sahip değilseniz bir süre sonra bu maliyetleri karşılayamayacak duruma gelebilirsiniz.

Tercih edilmemesi gereken gelir modeli; Reklam alarak para kazanmak

– Projeyi yayına aldıktan belli bir süre sonra reklam alarak para kazanmayı hedeflemek en yanlış gelir modellerinden bir tanesi.Projenizde gelir modeliniz bu ise, projeyi yayına almadan önce rakiplerinizi, rakiplerinize “sürekli” reklam verenleri ve reklam ücretlerini araştırıp, çok iyi analiz etmelisiniz. İncelemeniz sonucunda para kazanmanız zor görünüyorsa projeden vazgeçmenizi öneririm.

Türkiye şartlarında reklam alarak para kazanmak gerçekten çok zor bir durum. (Biz bunu Dipnot.tv’de de çok fazla yaşadık) Bu gelir modeline sahip projelerin reklam almak için ilk tercihi Google adsense oluyor. Google adsense eskiden tık başına 0,1-0,3$ verirken şimdi 10 tıklanmaya 0,1$ dahi vermeyebiliyor.

Örnek: Günlük 10 bin ziyaretçiniz olduğunu düşünelim. %3 tıklanma oranı ile günlük 300 tıklanma alırsınız. Google adsense tıklama başına 0,05 TL kazandırsa, günlük geliriniz 15 TL, aylık geliriniz 450 TL olacaktır. (Bu rakamlar hiçkimseyi tatmin etmeyecektir.)

Sonuç olarak yeni bir proje üzerinde çalışanlara, projeyi yayına almadan önce bu 3 can alıcı noktayı netleştirmelerini öneririm