Girişimciler yatırımcı bulmakta çok zorlanıyor ve birçoğu umutsuzluk içerisinde fikirlerinden vazgeçerek 9-6 çalışma sistemine geri dönüyorlar.

Oysaki Türkiye koşullarında yatırımcı bulmak çok da zor değil. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bir çok girişim fırsatı var ve bu girişimler doğru yönetildiğinde kısa sürede hızla büyüyebiliyorlar. Bu da yatırımcıların ilgisini çekiyor. Ancak Türkiye’de girişimcilik o kadar çok bakkal hesabı ve zihniyle ilerliyor ki, yatırımcılar için güvenilir bir ortam oluşmuyor.

Madde madde girişimcilerin neden yatırımcı bulamadığını ya da başka bir deyişle yatırımcıların girişimcilere neden güvenmediğini inceleyelim;

 

  • Sağlıklı nakit akışına sahip süreçler oluşturmamaları

Süreçlerin daha çok fikir aşamasında kalması ve sağlıklı nakit akışı oluşturmaması operasyonların bir süre sonra yüke dönüşmesine yol açar ve ve şirketi(girişimciyi) finansal açıdan zorlar hale gelir.

 

  • Sermayelerini korumada zorlanmaları

Sermaye girişimcilerin ve şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan temelleridir. Bu temel üzerine inşa edilen yapının kazandırdığı ciro ve karlılıklar, şirketin operasyonlarını besler ve yeni yatırımların kapısını açar. Ancak bir çok girişimci kısa sürede sermayelerini hızlı geri dönüş getirmeyecek süreçlere harcayarak bitirirler ve şirketin ayakta kalması imkansız hale gelir.

 

  • Aynı anda birden fazla fikir üzerine çalışarak odaklarını dağıtmaları

Girişimciler yapıları gereği heyecanlı ve tutkulu olurlar. Ancak bu duygular kontrol edilmediğinde onlara zarar verir hale gelir. Sık rastlanan durumlardan biri bu duygulara bağlı olarak gelişen birden fazla fikir ortaya atma ve zihin olarak dağılmadır. Aynı anda birden fazla fikir ya da operasyona koşan girişimcilerin başarılı olma şansı oldukça azdır.

 

  • Aynı anda çok fazla alana yatırımlar yaparak maddi sürecin yönetilmemesi

Girişimcilerin zihinsel dağılmaları durdurulmazsa bir sonraki aşamaya geçer ve sermayelerini heyecan duydukları birden fazla fikre ve projeye harcamaya başlarlar. Bu da bir süre sonra nakitin tükenmesine tüm operasyonların durmasına yol açar.

 

  • Projelerdeki tüm süreçlerin yazılı olmaması ve sadece zihinlerinde olması

Girişimcilerle oturup sohbet ettiğinizde 4-5 saate varan heyecan dolu konuşmalar yaparsınız. Size proje süreçlerini, fikirlerini, bu alanlardaki potansiyelleri detaylı bir şekilde anlatırlar. Ancak çok az kısmında tüm bu konuşmaların yazılı dökümantasyonunun olduğunu görürsünüz. İnsan yapısı gereği unutan ve sürekli değişim içinde olan bir varlıktır. Şu an düşündüğümüz bir konuyu yarın hatırlamayabilir ya da farklı hatırlayabiliriz. Ve bu durumlar özellikle ciddi finansmanlar yatırılan şirket süreçlerinde ciddi zararlara sebep olurlar. Bu nedenle tüm süreçlerin yazılı olarak dökümante edilmesi her bir noktanın ve durumun netleşmesi adına önemlidir.

 

  • Karlılık tespitlerinin doğru yapmamaları ve karlı gözüken sistemlerin zarar ettirmesi

Girişimciler çoğu zaman karlılık oranlarıyla övünseler de, biraz detaya girdiğinizde gözardı ettikleri ya da gözden kaçırdıkları noktalar nedeniyle önemli maliyet kalemlerini değerlendirmeye almadıklarını görürsünüz. Ve bu maliyet kalemleri çoğu zaman karlılık oranlarını %0’a yaklaştırır hatta zarar seviyelerine indirir.

 

  • Kişisel harcamalar ile iş harcamalarını birbirine karıştırmaları

Girişimciler çoğu zaman işleri için kendi hayatlarından fedakarlık ederler ve zamanlarının büyük kısmı işleri üzerine çalışarak geçer. Ancak bu durumun yanlışlığı gibi, harcadıkları zamana karşılık olarak şirket varlıklarını kendi ihtiyaçları ve zevkleri için de harcama yanlışına düşerler.

Girişimciler kendi hayatları ile iş arasında denge kurmadıklarında yaratıcı ve üretken olan kısımlarını kaybederler. Diğer taraftan işe ayırılan vaktin fazlalığı, şirket ve varlıkları üzerinde şirket dışı bir amaç için kullanım hakkı tanımayacağını gözden kaçırmamalılar.

 

  • Networkinge yeterince vakit ve emek ayırmamaları

Girişimciler işlerine gününü neredeyse tamamını ayırırken, iş hayatı içerisindeki dinamikleri çoğunlukla göz ardı ederler. İş hayatındaki en önemli dinamiklerden biri olan Networking, girişimcilerin hedeflerine ulaşmada kritik rol oynamaktadır.

Maddi ve manevi bir çok tıkanıklık yakın bağlantılarla çözülebileceği gibi, girişimcilerin önemli sıçramaları da hep değerli bağlantılar sayesinde gerçekleşmiştir.

 

  • İlişki yönetiminde ve sürdürmede çıkarçı davranarak samimiyetlerini yitirmeleri

Bir önceki madddeyle de bağlantılı olarak girişimciler sahip oldukları bağlantıları koruma konusunda pek başarılı sayılmazlar. Bu durum önemli insanlarla olan ilişkilerin kaybolmasına yol açtığı gibi, insanlarda oluşturulan negatif intiba farklı bağlantılara kapıların kapanması anlamına gelmektedir.

 

  • Gerekli konularda uygulama ve danışmanlık hizmetleri almamaları

Dünyanın en büyük şirketleri bir çok konuda danışmanlık ve uygulama hizmetleri almaktadır. Ancak girişimciler egolarına bağlı olarak herşeyi kendileri yapmak isterler. Bu durum onların giderek belirli alanlarda kalması, körelmesi ve kendilerini geliştiremedikleri için geri kalmaları ile sonuçlanır.

 

  • Rakipleri yeterince iyi analiz etmemeleri

Girişimciler o kadar çok kendi işleriyle meşgullerdir ki bir çok şeyi gözden kaçırırlar. Bunlardan bir tanesi de rakiplerdir. Özellikle bilinen büyük rakiplerden ziyade, önemsenmeyen rakipler şirketlerin batışına sebep olur.

Diğer yandan bazı sektörlerde rekabet özellikle daha agresif ve saldırgandır. Girişimciler tüm gelişmeleri yakından izlemediklerinde, rakiplerin onları batırmak adına yaptıkları çalışmaları görmezler ve aksiyon almadıkları için batmaya mahkum olurlar.

 

  • Müşteri beklentilerini doğru teşhis etmemeleri

Günümüz dünyasında değişim, hiç olmadığı kadar hızlı gerçekleşiyor. Bunun yarattığı fırsatlar girişimciler için müthiş bir zemin hazırlasa da bir süre sonra aynı tuzağa onlar düşerek geri kalıyorlar.

Girişimciler tüm süreçlerde müşterinin an be an değiştiğini unutmamalı ve müşteri beklentilerini anlamaya çalışmalıdır.

 

  • Küçük operasyonlara gereğinden fazla yoğunlaşarak büyük resmi kaçırmaları

Büyük resimde bir boşluğun tespiti ile yola çıkan girişimciler genellikle o boşlukla o kadar uğraşır dururlar ki, bu durum büyük resmi kaçırmalarına sebep olur.

Her bir operasyon değerli olsa da girişimci onu değerli yapan şeyin büyük resmi net görebilmek olduğunu bilmelidir. Aksi durumda değişen dünya koşullarına ayak uyduramamakla sonuçlanan batış hikayesi oluştururlar.